SUGAR TEMİZ BİR NEFES GİBİ
Sugar karakterini canlandırmanın en güzel yanı ne? Kariyeriniz Hollywood’da farklı dönemlerden geçti; sert adam rollerinden komediye, oradan daha çok yönlü karakterlere uzanan bir yolculuk... Peki Colin Farrell’ın bir sonraki dönüşümü ne olacak?
- Sugar’ı canlandırmanın en güzel yanı, karakterin temelindeki o iyilik hâli. Kulağa ne kadar sıkıcı gelse de gerçekten böyle. Çünkü Sugar saf biri değil. Şiddetin ve acımasızlığın ne kadar geniş bir alana yayıldığını biliyor. Bunlara çok yakından tanık olmuş biri. Buna rağmen insanların özünde iyi olduğuna dair çok gerçek, çok derinlere yerleşmiş ve doğal bir inancı hâlâ koruyor. Bu nedenle Sugar bana temiz bir nefes gibi geliyor.
Sırada ne var sorusuna gelince... Hiçbir fikrim yok. Ben sadece her günün sonuna varmaya çalışıyorum. Ama 25 yılın ardından hâlâ çalışıyor olabildiğim için çok minnettarım. Hâlâ harika işlerin bir parçası olabildiğim için şanslı hissediyorum.
ŞİDDET KAPASİTEMİZ RAHATSIZ EDİCİ
* Eski filmlerle nasıl bir bağınız var?
- Geçen gün oğlumla konuştum. Önümüzdeki birkaç hafta içinde “Some Like It Hot” ve “Sunset Boulevard” izlemeyi planlıyoruz. Eski filmleri de, yeni filmleri de. Animasyonları da, canlı aksiyon filmlerini de. Ben sinemanın her hâlini seviyorum. Hep de seveceğim.
* “The Penguin”deki Oz Cobb, şimdi de John Sugar... İnsan doğasında sizi endişelendiren şiddete olan kapasitemiz mi, yoksa onu haklı çıkarma becerimiz mi?
- İkisi de endişe verici. Şiddet kapasitemiz gerçekten rahatsız edici. İnsanlığın zaman zaman neredeyse kana susamış gibi görünen hâli... Dünyamızda açgözlülüğün bu kadar yaygın olması ve bunun büyük şiddete yol açabilmesi...
İnsan olmak zor bir şey. Bunu, kendi hayatımdaki şansların ve sahip olduğum nimetlerin tamamen farkında olarak söylüyorum. Ama insan olmak zor. Bazen korkunç, depresif ve kaygı verici olabiliyor. Ama ikisi de, hem şiddete eğilimimiz hem de şiddeti sonu gelmez biçimde haklı çıkarabilme becerimiz, ikisi de çok endişe verici meseleler.