Adadaki üç günlük tüm organizasyonu Silver Travel Genel Müdürü Stefanos Xatzimanolis üstlendi. Ev sahipliğinin en güzelini bizlere gösterdi.
Limni, Yunanistan adaları arasında 8’inci büyük turistik ada. Uluslararası havalimanına sahip olduğu için Avrupalılar için önemli bir destinasyon haline gelmiş. 33 otel bulunuyor. Otellerin bazıları butik aile işletmesi havasında hizmet veriyor.
Ada, tertemiz berrak deniz suyu, sakin ve temiz plajlarıyla dikkat çekiyor. 25 köyü ve 20’den fazla kumsalı var. Deniz ürünleri başta olmak üzere geleneksel lezzetleriyle zengin bir mutfağa sahip. Adada bir de çöl bulunuyor ve görenleri şaşırtıyor.
Malum Yunan adaları şu sıralar oldukça popüler ancak burası diğer adalara göre çok ama çok sakin ve izole bir konumda. Keşfedilmemiş olması kalabalıklardan sıkılanlara yeni bir alternatif oluşturuyor.
Yüksek yapıya boğulmaması, tarihi dokunun korunması ve taş ev dokusuyla ayrı bir güzellik sunuyor misafirlerine. Dar sokakları, evleri, limanları, restoranları ve kalesi... Her bir noktası farklı bir havaya sahip.
Gündüzleri sakin, akşamları eğlenceli ve hareketli bir ada Limni. Ada sakinleri ve dışarıdan gelenler, yemek yerken doyasıya eğlenmeyi de ihmal etmiyor.
Türkiye’den deniz yoluyla yalnızca Çanakkale’den ulaşılabilen ada için seferler 2 Temmuz’dan itibaren başlıyor. Turizm acenteleri aracılığıyla paket programlar sayesinde vize işlemlerinin yanı sıra konaklama ve gezi rotaları da oluşturulabiliyor.
Denizde kurulan bu yeni dostluk köprüsü tek taraflı değil... Bu sefer, sadece turistik bir gezi olarak da görülmemeli... Aynı zamanda Çanakkale ve Limni için ekonomik kazanç, kültürel etkileşim ve yerel kalkınma hamlesi... Ege’yi “ayrılık denizi” değil, bir “barış ve kazanç havzası” haline getirme çabası... Bu yüzden bu hamleye sahip çıkmak ve destek olmak önemli... Hattın kalıcı olması ve rağbet görmesi temennisiyle...🤨