Çiğ tahin diye bir şey yok
Bizim mütevazı malzememiz tahinden haberiniz var mı?
Kendisi artık tüm dünyada sağlıklı beslenenlerin gözdesi olmuş durumda. O artık “superfood” diye adlandırılan yani besin değeri açısından yoğun ve fonksiyonel özellikleriyle öne çıkan kategorinin önemli oyuncularından biri.
Hal böyle olunca tahinle ilgili her geçen gün yeni bir şey duymaya başladık. Aktif tahinler, taş değirmen tahinleri, kavrulmamış tahinler, fonksiyonel tahinler... Son dönemin en popüler başlığı ise “çiğ tahin.”
Sosyal medyada dolaşan içeriklere bakarsanız çiğ tahin neredeyse tahinin daha saf, daha doğal, daha besleyici ve daha sağlıklı versiyonu gibi anlatılıyor. Hatta birçok tüketici yalnızca bu ifadeyi gördüğü için ürünü otomatik olarak daha kaliteli kabul ediyor.
Geçtiğimiz günlerde kuşaklardır tahin ve tahin helvası üreten bir ailenin temsilcisi olan Tatlan Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Bahar Yurt ile bu konuyu konuştuk. Bahar Hanım’a göre “çiğ tahin” ifadesi tamamen pazarlama dilinin bir parçası. Kaldı ki teknik olarak kavurma işlemi yapmadan susamdan tahin edilemiyor, ancak kavurma işlemi tahine karakteristik lezzetini, akışkanlığını ve lezzetini kazandırabiliyor.
“Çiğ tahin daha besleyicidir” iddiasını destekleyen güçlü bilimsel veriler yok. Evet, kavurma işlemi sırasında ısıya duyarlı bazı vitaminlerde sınırlı değişiklikler görülebiliyor. Ancak susamın temel besin öğeleri olan sağlıklı yağlar, bitkisel proteinler, kalsiyum, magnezyum ve lignanlar her iki üretim yönteminde de büyük ölçüde korunuyor.
Yani mesele tahinin çiğ olup olmaması değil. Mesele hangi susamdan üretildiği, nasıl işlendiği, içine başka ne konduğu ve en önemlisi onu kimin ürettiği.
Çünkü bazen gıdada ürünün kendisini değil, ürünün etrafında kurulan hikâyeyi satın alıyoruz. “Çiğ” bunlardan biri. “Doğal”, “artizan”, “fonksiyonel”, “detoks”, “aktif” gibi kelimeler de çoğu zaman aynı yere çıkıyor. Oysa her ürün için mevzu basit; iyi malzeme, temiz üretim, dürüst içerik ve güvenilir üretici.🤨