Genel Sekreter’in Kıbrıs telaşı
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, uluslararası meselelerin çoğunda hakkaniyetli davranmasıyla biliniyor.
Başta Gazze ve Ukrayna olmak üzere pek çok krizde iyi bir diplomasi yürüttü. Bu çerçevede Türkiye tarafından Atatürk Uluslararası Barış Ödülü’ne de layık görüldü.
Guterres’in Genel Sekreterlik dönemi bu yıl sonunda bitiyor. Bu sürenin sonuna kadar birkaç büyük uluslararası meseleyi daha çözüp ardında iyi bir diplomatik miras bırakma hedefinde olduğu anlaşılıyor.
Kıbrıs da bu meselelerden biri. Son günlerde Kıbrıs konusundaki “yeni Annan Planı” tartışmalarına bu açıdan bakılabilir.
Guterres’in Kıbrıs Özel Temsilcisi María Angela Holguín, bir süredir Ada’daki liderlerle, Yunanistan ve Türk dışişleriyle temaslarda bulunuyor.
Geçen hafta Rum basınına sızdırılan taslak haberleri de Guterres’in dönemi sona ermeden bu konuda bir çözüm bulma çabası olarak yorumlanabilir.
Ancak bu son derece manipülasyona açık bir süreç. Zaten Rum basınından sızan “taslak metin” tamamen tek taraflı bakış açısını yansıtıyor.
Bu haberlere Savunma Bakanlığı ve KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’dan büyük tepki geldi.
BM açısından bir müzakere süreci yürütülse de ortada netleşmiş bir taslak yok. Zaten henüz 5+1 denen, Türkiye, Yunanistan, KKTC, Kıbrıs Rum Yönetimi ve İngiltere’nin yanı sıra BM temsilcisinin de katılacağı bir konferans düzeni bile sağlanmış değil.
Rum basını son günlerde NATO zirvesinde de bu konunun bir şekilde gündeme gelebileceğini iddia ediyor.
Ancak bu konuda Türkiye’nin Kıbrıs Türk halkını mağdur edebilecek bir oldubittiye izin vermeyeceği açık. Guterres’in girişimi iyi niyetli olsa da biraz telaşlı görünüyor.
Bölgedeki gelişmeler ve tarihi sorumlulukları düşünüldüğünde ne Türkiye’nin ne de Kıbrıs Türklerinin böyle bir telaşa ihtiyacı var.