“Teknolojinin geliştiği, iklim krizinin çözülmediği dünyanın bir geleceği yok”
- Şimdi sıkıntısını çektiğimiz bir gelecek bilgisi, diyebilir miyiz?
Evet. Teknolojiyle ilişkimizin altında, ilerlemeci, nispeten ütopik bir inanç var: dünyadaki çoğu şeyi çözüp düzelteceğine dair bir inanç... Yapay zekâ mesela, hayatı kolaylaştıracak, dünyayı ileriye götürecek.
Bir yandan da iklim krizi gibi geleceği ipotek altına alan varoluşsal bir tehlikeyle yaşıyoruz. Teknoloji ve iklim değişikliği hakkında aynı anda pek konuşulmuyor. İkisi ayrı gelecek tahayyüllerinin parçası gibi. Teknolojinin çok geliştiği fakat iklim krizinin çözülmediği bir dünyanın geleceği yok
Tüm bunların arasındaki ilişkiyi, gelecek tahayyüllerimizi ve gelecek ile olan ilişkimizi düşündüğümüz bir projeydi bu araştırma.
“VR deneyiminin amacı iki farklı zamanda aynı anda bulunma deneyimini yaratmaktı”
- Bu filmi neden bir VR deneyimi olarak kurguladınız?
1968’de Ivan Sutherland’in ürettiği ilk sanal gerçeklik gözlüğünü, aynı zamanda bilgisayarla üretilmiş 3 boyutlu görüntülerin (CGI)’ın keşfi olarak da görebiliriz. Son 60 yıldır sanal dünyaları (VR, bilgisayar oyunları) geliştirip, dolduruyoruz; fakat bir yandan da gerçek dünya yavaş yavaş eriyor ve yaşanabilirliğini yitiriyor. Bu birbirine karşıt koşan tarihleri paralel bir şekilde anlatmak istedik. İki zamanda aynı anda olma hissini, iki mekanda (hem sana, hem gerçek dünyada) olma deneyimiyle karşılamaya çalıştık. Aynı zamanda kendi mecrasının tarihine kafa yoran bir VR işi yapmak istedik.
Ayşe Acar