GENÇLER ARTIK DAHA HIZLI YAŞLANIYORMUŞ
GEÇEN gün Nature Medicine dergisinde yayımlanan bir araştırmayı okudum.
Başlık şöyleydi: “Gençler artık daha hızlı yaşlanıyor.”
Araştırmaya göre 1965-1974 yılları arasında doğanlar, kendilerinden önceki kuşağa göre daha yüksek biyolojik yaşlanma belirtileri gösteriyormuş.
1990’larda doğanlarda ise tablo daha da belirgin.
Araştırmacılar, bunun son yıllarda 50 yaş altındaki kanser vakalarındaki dikkat çekici artışla bağlantılı olabileceğini düşünüyor.
Nitekim 1990’dan bu yana dünyada erken yaşta görülen kanser vakalarının yaklaşık yüzde 79 artmış olması da insanı ister istemez düşündürüyor.
Belki de mesele sadece yaş almak değil; yaşama biçimimiz.
Biz, tarihin en hızlı tüketen kuşağı olduk.
Yemeği, alışverişi, haberleri, aşkı bile hızlandırdık.
Bir videoyu iki kat hızda izliyoruz.
Bir mesajın cevabı beş dakika gecikince sabırsızlanıyoruz.
Beklemeyi unuttuk.
Bedenimiz ise her gün aynı soruyu soruyor: “Bu tempoya daha ne kadar dayanacağım?”
Belki de biyolojik yaş dediğimiz şey, hücrelerimizin bize gönderdiği sessiz
bir mektup.
“Biraz yavaşla...” diyor.
Yavaşla...🤨