Her saat başı su molası verin
Sıcak havalar sağlığımızı sessizce elimizden alabilir. Özellikle yaşlı ve kronik hastalığı olanlar daha çok risk altında. Bedenimizi ve zihnimizi derinden tehdit eden sıcaklara karşı basit önlemler alabiliriz. Mesela bu yazıyı okumaya başlamadan önce su içmeye ne dersiniz...
BU satırları yazarken Türkiye’nin büyük bölümü bir sıcak hava dalgasının altında. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün temmuz başı tahminlerine göre İstanbul’da nemle hissedilen sıcaklık 40 dereceye, Şanlıurfa ve Gaziantep’te ölçülen değerler 39-40 dereceye ulaşıyor; Güneydoğu Anadolu’nun bazı noktalarında 45 dereceye yaklaşan rakamlardan söz ediliyor. Bu, tekil bir hava olayı değil, Dünya Meteoroloji Örgütü’nün de işaret ettiği gibi 2026, sanayi öncesi döneme kıyasla 1.4 derece daha sıcak bir yıl olma yolunda ve bu tür dalgaların sıklığı giderek artıyor. Boston’dan Londra’ya, bu bahar dünyanın dört bir yanında sıcaklık rekorları art arda kırıldı.
Alışıldık refleksimiz “biraz terleriz, geçer” demek. Oysa halk sağlığı literatürü, meselenin sandığımızdan çok daha derin ve çok daha eşitsiz dağıldığını gösteriyor. Hatta konu artık sporun da gündeminde: ABD, Meksika ve Kanada’da düzenlenen 2026 Dünya Kupası’nda FIFA, her maç sıcaklık ya da stadyum koşulu fark etmeksizin, zorunlu üç dakikalık su molası uyguluyor. Gerekçe açık: Dünyanın en iyi antrene edilmiş sporcuları bile, düzenli ve planlı bir sıvı molası olmadan, aşırı sıcakta güvenle performans gösteremiyor. Bizim gündelik hayatımızda böyle bir düdük çalmıyor, ama tam da bu yüzden, molayı kendimiz planlamamız gerekiyor.