KİM DAHA ÇOK MARUZ KALIYOR
Dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 70’i kayıt dışı çalışıyor, yani sigortası, sabit bir işvereni, resmi bir güvencesi olmadan, günü gününe kazanarak; Hindistan gibi ülkelerde bu oran yüzde 90’ı aşıyor. Seyyar satıcılar, tarım işçileri, atölyelerde çalışan terziler, bu insanların çoğu için ne işyerinde resmi bir koruma mekanizması var, ne de akşam döndükleri ev bu yükten bir soluklanma sunuyor. Hindistan’da yürütülen ve yaklaşık 1000 kadın işçiyi sensörlerle izleyen bir saha çalışması, ev içi sıcaklık indeksinin çoğu
zaman dışarıdakinden bile daha yüksek seyrettiğini ortaya koydu. Yani gün boyu sıcakta çalışan bir kadın, akşam evine döndüğünde de bedensel yükten kurtulamıyor.
Bunu bizim bağlamımıza taşımak hiç de zor değil. İstanbul’da yaz aylarında çatı katında oturan, klimasız bir atölyede dikiş diken ya da güneşin altında inşaatta çalışan pek çok insan için mesele
soyut bir “iklim krizi” söylemi değil, gündelik ve bedensel bir gerçeklik. Üstelik İstanbul gibi yoğun betonlaşmış kentlerde “şehir ısı adası” etkisi bu yükü katmerliyor, gündüz emilen ısı geceleri de tam olarak boşalamıyor, özellikle yaşlılar ve kronik hastalığı olanlar için gece serinlemesi giderek zorlaşıyor.