İNDİRİM ALGISI ZAYIFLADI
Banka hisseleri borsanın lokomotiflerinden. Borsada “bankasız çıkış olmaz” algısının halen önemli ölçüde geçerli olduğu varsayımından hareketle bankalara gelen satışların BIST100 Endeksi’ni de zayıflatan bir yanı var. Bankacılık son yıllarda enflasyon muhasebesinden istisna olmasının da katkısıyla en kârlı sektör konumunda. Bununla birlikte kâr rakamlarında son aylarda artış hızı ivme kaybetmiş durumda. Muhtemelen kredi kısıtları ve yüksek faiz etkili oldu. Son tahlilde birçok lokomotif banka hisselerinde fiyat kazanç oranları 5-6 civarında seyrederken BIST100 Endeksi için fiyat kazanç oranı 15-16 seviyelerinde. Burada iskonto durumu söz konusu. Piyasaların olumlu fiyatlamaya konu olacak beklenti ve gündem ihtiyacı ise halen devam ediyor. Dezenflasyon sürecinin devamıyla TCMB’nin faiz indirimlerinin gelebileceği algısı şimdilik biraz zayıflamış görülüyor. En azından borsanın ve banka hisselerinin verdiği tepkiye bakarak bu sonucu çıkarmak mümkün. Ancak dış koşullardaki iyileşme ve artan risk iştahıyla Borsa İstanbul’a yabancı ilgisi devam ederse bu durumda yine bankalar tercih sırasında ilk sıralarda olabilir.
GÖZLER NATO ZİRVESİ’NDE
BIST100 Endeksi çıkış için gerekçe arayacak ise bunu iç gündemden çok, olumlu seyreden dış piyasa koşullarından bulması daha olası görülüyor. Önümüzdeki haftanın diğer önemli gündemi ise Ankara’da yapılacak olan NATO zirvesi olacak. Özellikle Türkiye-ABD görüşmeleri ve savunma sanayi konusunda bir gelişme olup olmayacağı konusu yakın takipte olacak. Tepki alımlarına rağmen Borsa İstanbul’da temkinli görünümün dağıldığını söylemek için henüz erken.
ALTIN VE GÜMÜŞ TOPARLANMAYA ÇALIŞIYOR
DIŞ piyasalarda iyimserlik hakim. ABD ile İran anlaşması sonrası düşen petrol fiyatlarının enflasyona olumlu yansımalarına beklentilerin oldukça altında gelen ABD tarım dışı istihdamı da eklendi. Bu durum Fed’in faiz artırım beklentilerini ötelerken doları zayıflattı. Faiz artırım olasılığı gündemden kalktı diyen de yok değil. Geçen hafta Euro Bölgesi’nde açıklanan enflasyon verilerinde önceki aya göre gerileme var. Savaş öncesi seviyelere düşen petrol fiyatlarındaki düşüş enflasyona yansımaya başlarken bu durum merkez bankalarının faiz politikasını da olumlu yönde etkileme potansiyeline sahip. Suudi Arabistan’ın üretim kapasitesinin savaş öncesinin yüzde 90’ına ulaştığı haberleri, OPEC+ Grubu’nun temmuz toplantısında ağustos ayı petrol üretim kotalarını 188 bin varil artırması beklentisi de petrol fiyatlarındaki düşüşe katkı yapan bir durum.