İstanbul’un göbeğinde insanları polis, savcı, banka görevlisi diye arayan uluslararası bir dolandırıcılık organizasyonunun merkezi burası.
En şık kıyafetleri içinde yirmili yaşlarında kadınlar, erkekler...
Sabah mesaisine yeni başlamış gibiler.
Akşam da işten çıkar gibi çıkacaklar.
Aradaki saatlerde ise binlerce kilometre ötedeki insanların hayatlarını altüst edecekler.
En şaşırtıcı olan da şu. Yıllardır mağdurların hep aynı cümleyi kurmasına
pek de inanmadık.
“Nasıl oldu anlamadım...”
“Sanki hipnotize olmuştum...”
“Bir anda kendimi para gönderirken buldum...”
Tüm bu ifadeler, “Hadi canım bu kadar da olmaz” dedirtti bize.
Ama bal gibi de olurmuş.
Çünkü mesele insanların “saf” olması değil. Karşımızda sanılandan daha profesyonel bir yapı olması.
Psikoloji bilen...
Hangi cümlede paniğin yükseleceğini hesaplayan...
İtirazlara nasıl cevap verileceğini ezberleyen...
Yapay zekâyla sesini değiştiren...
Senaryosu bilgisayar ekranında açık...
Profesyonel bir ekip!
Eskiden suç, karanlık sokaklarda saklanırdı. Şimdi plaza katında kahvesini içip, bilgisayarını açıyor.🤨