YAKIŞIKLI OLSAM YAZI YAZAMAZDIM
Sabahattin Ali, 1932 yılında yazdığı ve Ayşe Sıtkı İlhan’a gönderdiği ‘Koşma’ başlıklı şiirinin ilk dörtlüğünde şöyle diyor:
“Sevip sevip yâri ele kaptırmak / Kara bahtın bana eski işidir. / Ömrümdeki yıllar kadar yar sevdim, / Her biri başkasının eşidir.”
Şiirinde sözünü ettiği kadınlardan biri de mektupların muhatabı Ayşe Sıtkı İlhan. Evlilik teklifini hep geri çevirmiş ve sonra başka birine âşık olup onunla evlenmiş.
Sevdiği kadınların çoğunun aşkına karşılık vermemesinden mustarip olan Sabahattin Ali bundan pek de şikâyetçi değil aslında. Yoksa yazı yazamazdım diyor bir mektubunda:
“Dünyaya herkes mukadder bir vazifeyi ifa için gelirmiş, ben de zannediyorum ki sadece âşık olmak, zaman, mekân ve imkân düşünmeden âşık olmak için gelmişim. Bereket ki boylu poslu yakışıklı bir delikanlı değilim; o zaman böyle kendi kendime tutuşmakla kalmaz, mukabele falan da görür, işi gücü maceralara hasrederdik. Şimdi ise kendi kendimize gelin güvey olurken başka birtakım işler çıkaracak, yazı falan yazacak zamanımız oluyor. Ve aşktan, yani âşıklığımdan icap ettiği tarzda istifade edemediğim için onu icap etmeyen şekillerde kullanıyor; yani içimde taşıdığım bu heyecandan bazen şekil, bazen mahiyetini değiştirerek yazılarımın mevzu ve hareketlerini çıkarıyorum.”🤫