KÖTÜ ÇOCUKTAN HAYATİ ÜYELİĞE
Çok değil birkaç yıl önce Avrupa ve Amerika’da Türkiye’nin NATO üyeliği ciddi şekilde sorgulanıyordu.
Özellikle Rusya ile ilişkisi nedeniyle Türkiye ittifakın “kötü çocuğu” gibi görülmeye başlamıştı.
Bu süreçte Rusya-Ukrayna savaşı, Suriye’de rejim değişikliği, Gazze katliamı ve İran-ABD çatışması yaşandı.
Dünya değişti, Avrupa değişti, yazılıp çizilenler de değişti.
Ankara Zirvesi öncesinde Batı basınında Türkiye’nin NATO’da ne kadar kritik rol oynadığına dair neredeyse her gün bir yazı çıktı.
Mesela dün New York Times’ta “Tehditlere karşı NATO Türkiye’de yeni bir değer buldu” başlıklı bir yazı yayımlandı.
Yazıda uzun uzun neden Türkiye’nin NATO üyeliğinin hayati önemde olduğu anlatılıyor.
Politico’daki bir yazıda da Türk savunma sanayiinin NATO’nun geleceği açısından nasıl kritik bir rol oynayacağı tartışılıyordu.
İşin ilginci Türkiye’ye dair her dönemde mesafeli duran yayınlarda da benzer bakış açısı var.
Mesela İngiliz Telegraph Türkiye’yi sorunlu ve güvenilmez bir müttefik olarak tanımlasa da zirveye ilişkin başyazısında “Türkiye Karadeniz, Doğu Akdeniz ve Ortadoğu açısından NATO için vazgeçilmez olmayı sürdürecek, Avrupa buna göre plan yapmalı” diyor.
Birkaç yıl önce aynı mecralarda “Türkiye NATO’dan çıkarılmalı” yazıları yazanlara ise rastlamak mümkün değil. Sanırım onlar da kendilerine olan inançlarını yitirdiler.