HADİ AMERİKA OLALIM
KÖŞEYE başladığımdan beri hiçbir zaman Türkiye’deki iç gündemle ilgili yazmadım, sanırım burada olduğum süre boyunca da yazmayacağım.
Madem öyle niye bu girizgahı yaptım?
Çünkü Türkiye’de sık sık gündeme gelen “ifade özgürlüğü” meselesini takip ettikçe ABD’deki muadili aklıma geliyor.
Yine Türkiye’deki gündemden bahsetmeden size bu konuyu kısaca
açmak istiyorum.
Almanya’da okula gittim, yaşadım, çalıştım. İngiltere’yi çok yakından tanıyorum. Hayatımın çok önemli bir bölümü ABD’de geçti ve geçmekte.
Şimdi bu denkleme baktığımızda “ifade özgürlüğü” kapsamının en geniş uygulandığı yer bana göre açık ara ABD.
Anayasa’nın 1’inci değişiklik maddesinin sunduğu ifade özgürlüğü kapsamı dünyanın geriye kalan tüm ülkelerinden çok daha sınırsız. Bu bir gerçek.
Buradaki ifade özgürlüğünü sadece “başkana küfredebiliyorsun abi adamlardaki özgürlüğe bak” çerçevesinden görmek çok dar bir bakış açısı.
Başkana olduğu gibi sana da, ailene de, kutsalına da küfredebiliyor demek.
Bizdeki meselenin “ifade özgürlüğü olsun” değil de “benim düşündüğüm gibiyse ifade edilsin” olduğunu düşünüyorum.
Biz Amerika değiliz. Amerikalı hiç değiliz. Herkesin sosyal medyada birbirini “hakaretten” dava ettiği bir ülkede gerçekten ABD tarzı bir uygulama olacağını düşünebiliyor musunuz?
Bir de şu “ama o şakaydı, şu mizahtı” meselesi var.
Bu ifade özgürlüğü meselesinin en “pis” yanı da bu. İfadeyi özgürleştireceksen ya tam özgürleştireceksin ya da herkesin kendi kutsalını bir şekilde yasalarla kontrol altına alacaksın.
“Doğru ama...” diyorsanız siz de öyle ya da böyle ifadenin kısıtlanması gerektiğini düşünüyorsunuz demektir.
“İfade özgürlüğü olmalı ama şuna da saygı duymak zorundasın” diyorsanız ifadenin kısıtlanması gerektiğini düşünüyorsunuz demektir.
Kimsenin kimseye saygı duymak zorunda olmadığını, herkesin size de, en yakınlarınıza da, kutsalınıza da istediğini istediği şekilde söyleyebileceğini hazmedemiyorsanız ifadenin kısıtlanması gerektiğini düşünüyorsunuz demektir.
Ve en önemlisiyle bitireyim...
İfade özgürlüğü mesele olunca Anayasa önünde herkes eşittir. Yaptığınız işin de, kim olduğunuzun da, neyi amaçladığınızın da bir önemi yoktur.
Yani öyle istediğimiz zaman “Hadi Amerika’daki gibi olsun” demekle olunmuyor.