HAYATI OSCAR’DAN DAHA RENKLİ....
İlk soru: Bu yolculuğu nasıl tanımlar? Fırtınalı mı, sakin mi, sürprizli mi? Emre Bey, “Çok renkli, hiç ‘keşke’ demediğim, fevkalade renkli bir macera oldu” diyor: “Yıllar önce eşim bana ‘Londra’da kalırsan Nobel alırsın’ demişti. Ben de ‘Oscar almayı tercih ederim!’ demiştim. Yıllar sonra dostlarım gülerek ‘Senin hayatın Oscar’dan da renkli, daha güzel bir hayat yaşadın’ diye takılıyor. Gerçekten öyle…” Eski albümleri açıyoruz…
EPİK KARŞILAŞMALAR
Onun hayata gelmesine vesile olan olaylardan güzel bir dizi senaryosu çıkar… Gönensay’ın annesi Müveddet Çınar’ın babası; Cizre-Botan Emiri Bedirhan Bey. Oğlu Abdurrahman Sami Bedirhan, çıkan isyanlar sebebiyle sürgüne gönderildiği İstanbul’da 1868 yılında doğuyor. Ortaokul ve liseyi Galatasaray’da okuduktan sonra Mülkiye’den mezun oluyor. 1898’de Jön Türkler’le ilişkileri ortaya çıkınca Avrupa’ya kaçmak zorunda kalıyor. Sürgün hayatı yaşarken İsviçreli meşhur bir sanatkâr ailenin kızı olan Elisabeth Audemars Van Muyden ile tanışıp aşık oluyor. Elisabeth’in ailesi izin vermeyince kaçarak evleniyorlar. Abdurrahman Bey’in Abdülhamid tarafından affedilmesi üzerine 1906’da İstanbul’a dönüyor ama Abdurrahman Bey tekrar Trablusgarp’a sürgüne gönderiliyor. Aile ancak 1908’de yeniden İstanbul’da birbirine kavuşabiliyor. Gönensaylar ise 1900’lü yıllarda Selanik’ten göç ederek İstanbul’a yerleşmişler; avukat, akademisyen yetiştiren entelektüel bir aile olmuşlar.