‘Duygusal denge için’
Kendisi de genç bir anne olan EJ Dickson’ın The Wired dergisinde yayımlanan makalesine göre ‘yardımcı-ebeveyn’ kavramını popülerleştiren ilk isimlerden biri Zürih’te yaşayan marka danışmanı ve influencer anne Lilian Schmidt. “Kızımı yatağa yatırmak her gün iki ila üç saatimizi alıyordu. Günün sonunda hepimiz o kadar bitkin ve hayal kırıklığına uğramış oluyorduk ki o ağlıyor, biz savaşıyorduk... ChatGPT’nin sunduğu tavsiyeler, daha önce [pediatristlerden ve uyku uzmanlarından] duyduğum her şeyin tamamen zıddıydı” diyen Schmidt, eşinden yakınmasa da yapay zekâ ebeveynliğini gündeme taşıyan ilk isimlerden biri olarak hızla influencer’lık makamına erişmiş. Ayrıca ‘ChatGPT’den nasıl ortak ebeveyn yapılır’ konulu bir eğitim paketi hazırlayarak konforunu paraya çevirme fırsatını da kaçırmamış.
Trendi yakalayan momfluencer’lar aracılığıyla hızla yayılan trendin en çarpıcı yanlarından biriyse yapay zekânın erkek partnerlere kıyasla daha ‘verimli ve sorunsuz’ bir yardımcı ebeveyn olarak pazarlanması. Kimi anneler yapay zekânın tükenmişlik hissi yaşamamasını, hiçbir zaman şikâyet etmemesini ve gecenin bir yarısı bile duygusal dalgalanmalardan uzak, anında rasyonel çözümler üretebilmesini marifet olarak sunuyor.
Sohbet botunu yardımcı ebeveyne dönüştürecek prompt’larını ve dijital eğitimlerini pazarlayan internet annelerinin bu konuyu bazen fazlaca dramatize etmesi bir yanda... Diğer yandaysa bu akımın tabanında gerçek, derin bir toplumsal mesele ve ilişkilerde yaşanan büyük hayal kırıklıkları var. ABD Çalışma Bakanlığı’nın 2022’de yaptığı bir araştırmaya göre çalışan kadınlar 1975 verilerine kıyasla ev işleri için haftada 13,5 saat ekstradan çalışıyor, çocuk bakımınaysa haftada 12,5 saat daha fazla zaman ayırarak geçmişe göre toplam yüzde 40 daha fazla çalışıyorlar. Aynı araştırmaya göre erkeklerin de 50 yıl öncesine kıyasla ev işleri ve çocuk bakımı için yüzde 50 daha fazla zaman ayırdığı görülüyor ancak bu durum annelerin daha fazla yük taşıdığı gerçeğini değiştirmiyor: “Eşimin ev işlerine yardım etmediğini söyleyemem çünkü ediyor. Ancak kadınlar ve anneler olarak sırtınızda taşıdığınız o kadar çok görünmez yük var ki, her şey sizin ellerinizde ve bu durum aslında çocuklarınızla geçireceğiniz zamanı sizden çalıyor” diyen Schmidt durumu şöyle özetliyor: “Yapay zekâyı çocuklarımla gerçekten daha fazla bir arada olmak ve duygusal olarak daha dengede kalabilmek için kullanıyorum; böylece stresli ve tükenmiş bir ebeveyn değil, havalı ve mutlu bir anne olabiliyorum.”