Gücün getirdiği yalnızlık
‘Doğum Günü Partisi’ büyük bir servet sahibi Yunan işinsanı Marcos Timoleon’un 25 yaşına giren kızı Sofia için verdiği görkemli partiye ve bu sırada yaşanan aile içi ve dışı hesaplaşmalara odaklanıyor. Ana karakterinin ilham kaynağı armatör Aristotle Onassis olan yapımın başrolünü üstlenen Willem Dafoe etkileyici bir performans ortaya koyuyor.
Yunan milyarder Marcos Timoleon özel adasında kızı Sofia’nın 25’inci yaş günü için görkemli bir parti düzenler. Konukları zengin işinsanının çevresini oluşturanların yanı sıra boşanacağı eşi (kızının da üvey annesi) Olivia, dostu ve daimi doktoru Patrikios, General Franco’nun ekibinden İspanyol Marki, onun Sofia’nın çocukluk arkadaşı olan oğlu, kendisinin biyografisini kaleme alan İngiliz yazar Ian Forster ve jet sosyeteden bir grup insandır. Akdeniz güneşi altında başlayan ve uzun süren gecede bir yandan davetliler çılgınca eğlenirken öte yandan da baba, kızı ve üvey annesi gerilim dozajı yüksek bir hesaplaşmanın içinde dolanacaktır...
İspanyol yönetmen Miguel Ángel Jiménez girişte konusunu özetlediğim son filmi ‘Doğum Günü Partisi’nde (The Birthday Party) Yunan yazar Panos Karnezis’in aynı adlı romanını perdeye taşımış. 2007 tarihli eser yönetmenin yanı sıra Giorgos Karnavas ve Nicos Panagiotopoulos’la birlikte kaleme alınan senaryo eşliğinde uyarlanmış. Filmde masmavi denize nazır kayalık koyda konumlanan bir malikânenin çatısı dahilinde hırslı ve acımasız bir zenginin mülkiyet histerisi içinde kızının kaderini de tayin etme çabalarını izlerken bir yanıyla insan psikolojisi üzerine de yer yer derinleşen bir yolculuğa çıkıyoruz.
Marcos Timoleon adasında kendi cumhuriyetini (diktatörlüğünü demek daha doğru aslında) ilan etmiş, sert, tavizsiz ve sevgisiz bir kişilik. Asıl planı, yerine oğlunu getirmekmiş ama öykünün başında izlediğimiz bölümde oğlu Daniel’ın bir uçak kazasında öldüğüne tanıklık ediyoruz.