GÖLGEDE KALAN SOMUT KAZANIM
NATO Zirvesi sırasında Trump’ın, CAATSA ve F-35’lerin gölgesinde kalan somut bir kazanım daha vardı.
Birleşik Krallık ve Türkiye ortak güvenlik ve savunma anlaşması imzaladı.
Bu anlaşma şu açıdan önemli: Avrupa Birliği üyesi olmayan iki NATO üyesi ülke uzun zamandır askeri ve ticari alanda işbirliği yapıyordu.
Yeni anlaşma iki ülkenin AB bürokrasini dışarıda bırakarak, siber güvenlikten uzaya kadar geniş alanda ortak çalışmasının önünü açıyor.
Bu, NATO Zirvesi’nin en somut kazanımlarından biri oldu.
YÜREĞİMDE BİR ÇOCUK CEBİMDE BİR REVOLVER
CUMHURBAŞKANI Erdoğan’ın NATO Zirvesi’nde liderlere hatıra olarak hediye ettiği revolverleri görünce Ataol Behramoğlu’nun şiiri geldi aklıma.
“Bu aşk burada biter ve ben çekip giderim,
Yüreğimde bir çocuk ve cebimde bir revolver.”
Şiir, sanki NATO Zirvesi’nden sonra birkaç gün içinde görevini bırakacak olan İngiltere Başbakanı Starmer için yazılmış gibi.
Gerçi Starmer, İngiltere’deki yasa gereği silahı Türkiye’deki büyükelçilikte bırakmak zorunda kaldı. Revolver, ateşleme fonksiyonu kaldırıldıktan sonra ülkeye gönderilecek. Almanya, Kanada başbakanları da benzer açıklamalar yaptı.
Avrupa’daki silahlanma yasaları ABD’den çok farklı, oldukça katı. Bu durum kulağa çok hoş gelse de bazen bürokratik anlamsızlıklara da neden olabiliyor.
İngiltere’ye ilk geldiğimde bu kısıtlamalar dolayısıyla uzun süre internetten meyve bıçağı siparişi verememiştim. Ama aynı dönemde elektrikli testere sipariş etmek mümkündü.
Yani kısıtlamalar kâğıt üzerinde çok etkili görünse de pratikte işler öyle yürümeyebiliyor.
Tabii silahlanmanın kutsal bir hak sayıldığı ve anayasayla güvence altına alındığı ABD’de bambaşka bir dünya var.
Öyle ki NATO Zirvesi sonrasında Trump, istese bütün Avrupa liderlerine hediye edilen silahları toplayıp ülkesine dönebilirdi.