Ege’nin iki yakası bildiğiniz gibi… Mehterle karşılayıp düetle uğurladık
Bazı ilişkilerin adını tam koyamazsınız.
Ne dostsunuzdur...
Ne de düşman...
Sabah “Seni bir daha görmek istemiyorum” dersiniz.
Akşam “Müsaitsen bir kahve içelim” diye mesaj atarsınız.
İşte Türkiye ile Yunanistan tam da böyle.
Tam bir “love&hate” ilişkisi...
“Ne böyle seninle ne de sensiz...”
Geçen hafta bunun en güzel özetini birkaç saat içinde yaşadık.
Ankara’da NATO Zirvesi vardı.
Yunanistan Başbakanı Miçotakis de oradaydı.
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde mehter takımı ile hem de “Ceddin Deden” marşıyla karşılandı.
Tarihin “en büyük” rakiplerinden birinin liderini Osmanlı ordusunun marşıyla karşılıyoruz.
Bu coğrafyanın mizah anlayışı bazen senaristleri bile işsiz bırakır.
Miçotakis de ülkesine dönecek malzemeyi verdi tabii.
Türkiye’nin savunma sanayiinden duyduğu rahatsızlığı anlattı, “Türkiye bizi tehdit ediyor” dedi.
“F-35’ler...” dedi.
Klasik NATO repertuvarı.
Zirvenin ikinci gününde yürüyüşü bile değişti.
Bir omzunu düşürerek geçti turkuaz halıdan. “Göz dağı” vermek istermişçesine...
Fakat bu kez de Kemal Sunal’ın “Sahte Kabadayı” karakterine benzetildi.
Haberi Yunan medyası da manşet yaptı.