İsviçre ise bambaşka bir dünyanın kapılarını açıyor. Burada eğitim yalnızca derslerden ibaret değil; yaşamın kendisi eğitimin bir parçası haline geliyor. Dünyanın en prestijli yatılı okullarının önemli bir kısmı İsviçre’de bulunuyor ve aynı kampüste bazen 60’tan fazla farklı milletten öğrenci eğitim görüyor. Bu çeşitlilik, gençlerin çok erken yaşta farklı kültürlerle yaşamayı öğrenmelerini sağlıyor. İsviçre’deki birçok okul International Baccalaureate (IB) programını uyguluyor. IB, ezberden uzak; araştırmayı, eleştirel düşünmeyi, sunum yapmayı, takım çalışmasını ve problem çözmeyi merkeze alan bir eğitim modeli sunuyor. Özellikle Amerika, Kanada ve Avrupa’nın önde gelen üniversitelerine başvurmayı planlayan öğrenciler için oldukça güçlü bir hazırlık sağlıyor. Elbette İsviçre denildiğinde akla ilk gelen konulardan biri güvenlik oluyor. Dünyanın en güvenli ülkeleri arasında yer alan İsviçre, ailelerin çocuklarını gönül rahatlığıyla emanet edebildiği eğitim destinasyonlarından biri. Göl kenarındaki kampüsler, Alp Dağları’nın eteklerinde yer alan okullar, kayak sporları, doğa aktiviteleri ve yüksek yaşam kalitesi öğrencilerin eğitim hayatına bambaşka bir boyut kazandırıyor.😐