Yeni sürüm Sülün Osman
YILLAR önceydi.
Hoş sohbet, mukallit bir adamdan Haluk Levent öyküleri dilemiştim.
Henüz deprem meprem yok ortada, AHBAP olayı falan hak getire.
“Çok iyi tanırım, beraber çok iş yaptık, sürekli yanındaydım” diyerek başlamıştı anlatmaya adam.
*Öyle süsleyerek, öyle mukallitlikler yaparak, öyle renklendirerek anlatıyordu ki... Anlattığı her öyküye kahkahalar atarak gülüyordum.
Çünkü bayağı komik dolandırıcılık öyküleriydi bunlar. Sülün Osman’ın köprüyü satma öyküleri gibi.
Şeytan tüyü varmış Haluk Levent’in.
İkna ederek parasını alabileceği adamın yumuşak karnını çok iyi saptarmış. Muazzam bir kurguyla kurbanın üzerine gider, müthiş bir tatlı dille adamı çarparmış.
Borç isteyip de alamadığı olmazmış. Aldığı borcun da üstüne yatarmış.
Tonlarca öykü anlatmıştı hoşsohbet adam. Gülmüştüm, eğlenmiştim ama pek de inanmamıştım.
“Yok canım, bu kadar da olmaz” demiştim. Fakat yine de kafamda bir soru işareti kaldığını söylemeliyim. Minik, çaresiz, can sıkıcı bir soru işareti.
AHBAP olayı yükselince... Muhalifler AHBAP’a para yağdırmaya başlayınca... Haluk Levent Türkiye’nin en güvendiği adama dönüşünce...
Hemen kahkahalar eşliğinde dinlediğim dolandırıcılık öyküleri geldi aklıma. Ve aldı beni bir düşünce.
Mütereddit ve kuşkulu gözlerle uzaklara dalıverdim.
“Bu adam dolandırıcıdır” diye haykıracak mecalim yoktu. Çünkü elimde sadece teyit edilmemiş ama çok eğlenceli öyküler vardı.
Dün “Haluk Levent gözaltına alındı” haberini ilk işittiğimde...
Kahkahalar eşliğinde dinlediğim hemen o sevimli dolandırıcılık öyküleri geldi aklıma.
Sonra her şeyi okudum. Sonra tüm iddiaları ezber ettim. Sonra rakamların büyüklüğüne odaklandım.
Sonra Ece Güner’in verdiği borcu almak için nasıl çırpındığı öyküsüne daldım. Sonra kızını uçak kazasında kaybeden işinsanının acısını nasıl sömürdüğünü öğrendim.
Ve kafama dank etti!
“Demek ki doğruymuş o dinlediklerimin çoğu” noktasına pat diye geliverdim.
O anlatılan dolandırıcılık öykülerinde eğlenceli bir taraf vardı.
Kurumsallaşmamış şapşal dolandırıcılıklardı onlar.
Ancak insanların depremzedeler için verdikleri yardım paralarıyla kumar oynamanın eğlenceli bir tarafı yok.
Bu son Haluk Levent öyküsünü midemi tutarak dinlememin sebebi tam da bu.🤨