cmylmZ kuşağı açık büfe önlerinde
Gittikleri açık büfe tatilde, kendi donattıkları masayla yan taraftaki turistin sade masasını paylaşan bir Türk aile var. Viral oldu paylaşım.
Bizimkiler her şeyden almış. Muhtemelen bitiremeyecekleri ne var ne yok, onları da doldurmuşlar masaya.
Turistin önündeyse tek bir tabak. O da tepeleme değil, yiyebileceği kadar...
Doymazsa kalkıp belki bir çeşit daha alacak...
Şimdi bu neye işaret? Açgözlülüğe mi, görgüsüzlüğe mi?
Bence birçok sebebi var. Birincisi, sisteme olan isyan.
“Kendi otellerimizde bizden ucuza tatil yapıyorlar. Aynı parayı ödesek bile, ben o para için daha çok çalışıyorum” diye düşünüyor Türk müşteri.
Haklı da. Denizi içse, kumsalı yese doymayacak. Ödediğinin karşılığını çıkarmak gibi bir önceliği, derdi var.
Fakat paramızın değerli olduğu dönemleri de hatırlıyorum. Açık büfelerde o zaman da durum farklı değildi sanki.
Denilebilir ki: “Bizde zaten donatma-yağdırma kültürü var. Normal zamanlarda da zengin masa seviyoruz...”
Bu da çok doğru tespit. Ama açık büfe olunca, israfa daha meyilli oluyoruz, orası da kesin.
Bana kalırsa asıl etken Cem Yılmaz. Daha ilk şovlarında, patatesle destek yaparak tabağa nasıl daha çok malzeme sığdırabileceğimizi anlatıyordu açık büfelerde.
O günlerde ekilen tohumlar... 20 sene sonra bak: Sonuçları gelmeye başladı işte.🤫