Erbakan: Türkiye NATO Zirvesi’nde masaya ev sahibi olarak oturdu, masadan garson olarak kalktı
Yeniden Refah Partisi lideri Fatih Erbakan, Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi’nde Türkiye’nin savunma sanayisi ve dış politika alanındaki taleplerine ilişkin somut bir sonuç alınamadığını savundu. Zirvenin siyasi kararlar yerine “mehter, menü ve magazin” başlıklarıyla gündeme getirildiğini söyleyen Erbakan, “Türkiye bu NATO Zirvesi’nde masaya ev sahibi olarak oturmuş ama bir garson olarak masadan kalkmıştır” dedi.
Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında NATO Zirvresine ilişkin açıklamalarda bulundu. NATO Zirvesi’nin iktidar tarafından “diplomatik başarı” olarak sunulduğunu belirten Erbakan, Türkiye’nin zirveden somut bir kazanımla ayrılmadığını söyledi.
Zirve boyunca müzakereler ve siyasi kararlar yerine liderlerin katıldığı etkinliklerin, yemek menülerinin ve magazinsel görüntülerin konuşulduğunu söyleyen Erbakan, şu ifadeleri kullandı:
“Günlerce bize televizyonlarda ne anlatıldı? Gelen liderlere mehter marşı çaldık, çok etkilendiler. İzlanda Başbakanı Külliye’ye hayran kaldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Trump kol kola girdi. Macron yemeklere bayıldı. Lider eşleri Ajda Pekkan konserine hayran kaldı. Macron sabah yürüyüş yaptı, güneş gözlüğü taktı.”
Erbakan, Türkiye’ye yönelik yaptırımların, savunma sanayisi alanındaki kısıtlamaların ve uçak tedariki gibi başlıkların kamuoyuna yeterince yansımadığını savundu.
Zirvenin organizasyonu için yapılan harcamaları da eleştiren Erbakan, pano, tabela ve reklam çalışmaları için 181 milyon lira harcandığını, yol, havalimanı ve konukevi yatırımlarıyla toplam maliyetin 15 milyar liraya yaklaştığını öne sürdü.
Zirvenin faturası 15 milyar liraya yaklaştı
Erbakan, harcamaları şu sözlerle eleştirdi: “Sırf NATO liderlerinin gözü boyanacak diye iki gün sonra çöpe atılacak panolara, tabelalara, billboardlara 181 milyon lira harcandı. Yol yapımları, VIP havalimanlarının yapılması, konukevleri derken iki günlük zirvenin faturası 15 milyar liraya yaklaştı.”
Ankara’ya yapılan yatırımlara karşı olmadıklarını belirten Erbakan, “Ankaralıların bu hizmetlere kavuşabilmesi için illa Trump’ın mı Ankara’ya gelmesi gerekiyordu?” diye sordu.
Erbakan, vatandaşların ekonomik sıkıntıları için kaynak bulunamadığını ancak gösteriş ve büyük organizasyonlar söz konusu olduğunda milyarlarca liralık kaynak oluşturulduğunu savundu.
Erbakan, Türkiye’nin zirvede F-35 savaş uçakları, F-16 modernizasyonu, KAAN savaş uçağı için motor tedariki ve ABD’nin CAATSA yaptırımları konusunda güvence alamadığını kaydetti.
ABD Başkanı Donald Trump’ın Türkiye’ye ilişkin “Son kararımı vermedim ama olumlu düşünüyorum” açıklamasını hatırlatan Erbakan, bu sözleri “üstenci bir 'bakarız' cümlesi” olarak değerlendirdi.
“Herhangi bir vaat yok, herhangi bir güvence yok” diyen Erbakan, konuşmasının en dikkat çeken bölümünde şu ifadeleri kullandı:
“Üzülerek ifade ediyorum ki Türkiye bu NATO Zirvesi’nde masaya ev sahibi olarak oturmuş ama bir garson olarak masadan kalkmıştır.”
Erbakan, zirvenin özetini ise şöyle anlattı: “Dayatılan gündemde mehter, menü ve magazin vardı. Yaşanan gündemde verilmeyen uçaklar, kaldırılmayan ambargolar ve milyarlarca liralık zirve harcaması vardı. Hakikat cephesinde ise protesto ihtimaline bile vurulan kelepçeler ve kurtuluşun asıl adresi olan D-8’in unutulması vardı.”🤨