Geleceği tasarlayan teknoloji
Naz Ersoy ile Başkent Panoraması’nda bu ayki konuğumuz, alçı ve endüstriyel mineral tesislerinde imzasını dünya çapında projelere atan IPS Makina Yönetim Kurulu Başkanı Cemal Ünlü. Bir atölyede çıraklıkla başlayan yolculuğunu, CAF teknolojisinin doğuş hikâyesini ve mühendisliğe dair vizyonunu bizimle paylaştı.
* Sizi girişimciliğe yönlendiren hikâye nedir? IPS Makina’nın kuruluş süreci nasıl başladı?
Hikâyem, babamın yanında çırak olarak attığım adımlarla başladı; atölye ilk okulumdu. Üniversitede dikkatimi çeken şuydu: Herkes aynı makineleri üretiyor, kimse “Daha verimlisi mümkün mü?” diye sormuyordu. İkinci sınıftayken ortaklarıma bir gün kendi şirketimizi kuracağımızı söylemiştim; bu benim için bir hayal değil, hedefti. IPS Makina, sanayinin gerçek problemlerine mühendislikle çözüm üreten bir teknoloji şirketi olma inancı üzerine kuruldu.
* Kuruluş yıllarında karşılaştığınız en büyük zorluk neydi?
En büyük zorluğumuz finansman değil, güven kazanmaktı; yeni bir firmaya büyük projeler kolay emanet edilmez. Hiçbir zaman kısa yoldan büyümeyi hedeflemedik, yaptığımız her projeyi bir sonrakinin referansı gördük. Bizi güçlü kılan da yaşadığımız zorluklardı; her hata yeni bir bilgi kazandırdı. Kazandığımız en büyük sermaye, müşterilerimizin bize duyduğu güven.
* Firmanızı anlatır mısınız?
IPS Makina’yı yalnızca makine üreten bir firma olarak tanımlamak eksik olur; biz sanayinin ihtiyaçlarına mühendislik üreten bir teknoloji şirketiyiz. Alçı, kalsit ve endüstriyel mineral tesislerinde anahtar teslim mühendislik, proses tasarımı ve devreye alma hizmeti veriyoruz. Bir tesis tasarlarken kapasitenin yanında enerji verimliliğini, maliyeti ve yatırımcının uzun vadeli rekabet gücünü birlikte değerlendiriyoruz. Sektörde duyduğumuz “Bu işi IPS yaptıysa doğrusu budur” sözü, bizim için en değerli referans.
* Sizi diğer firmalardan ayıran en önemli özellik nedir?
Bizi ayıran en önemli özellik, standart çözümlerle yetinmememiz; her yatırıma özel mühendislik geliştiriyoruz. Ar-Ge bizim için ayrı bir departman değil, şirketimizin yaşam biçimi. Yıllar boyunca “Bu mümkün değil”, “Daha önce kimse yapmadı” cümleleriyle karşılaştık; bu bizi vazgeçirmek yerine daha fazla araştırmaya itti. Belki de bizi en iyi anlatan cümle şu: Biz makine üretmiyoruz; güven üretiyor, teknoloji geliştiriyor ve geleceği tasarlıyoruz.
* Sizi en çok gururlandıran çalışma hangisi oldu?
Beni en çok heyecanlandıran, mevcut teknolojileri tekrar ettiğimiz değil geliştirdiğimiz projeler oldu; en önemli örneği CAF teknolojisi. CAF, yıllarca sahada edindiğimiz tecrübenin ve binlerce saatlik mühendislik hesabının sonucunda ortaya çıkan yeni bir üretim yaklaşımı. Bu teknolojiyle üretim maliyetlerini yaklaşık yüzde 30-40 düşürmeyi, kaliteyi artırmayı ve yatırımcıya güçlü bir rekabet avantajı kazandırmayı hedefledik.
* Ar-Ge ve inovasyon şirketinizin gelişiminde nasıl bir rol oynuyor? Geleceğe yönelik hedefleriniz neler?
Ar-Ge, IPS Makina’nın düşünme biçimi ve en büyük gücü. Henüz 25 yaşımdayken, dünyanın o dönemki en yüksek kapasiteli, günlük 1.000 ton kapasiteli alçı kalsinasyon döner fırınını tasarlayıp hayata geçirdik; bu bana imkânsız görünenin de başarılabileceğini gösterdi. Türk mühendislerinin doğru ortamda dünya standartlarının üzerinde işler başarabileceğine inanıyorum. Bugün yapay zekâ destekli proses optimizasyonu ve düşük karbon ayak izi sağlayan teknolojiler üzerinde çalışıyoruz; hedefimiz CAF’ı dünya ölçeğinde yaygınlaştırmak ve IPS Makina’yı dünya sanayisine yön veren bir mühendislik markası hâline getirmek.🙄