Odysseus’un zor yolculuğu
İZMİR’de doğduğu ve Sakız adasında yaşadığı iddia edilen Homeros’un İlyada ve Odysseia destanları binlerce yıldır anlatılmaya devam ediyor.
Her iki destanı da Eski Yunanca’dan dilimize çeviren Azra Erhat , 1971 yılında kitaba yazdığı önsözde “İlyada bir olayın, Odysseia bir kişinin destanıdır. Çağdaş okuyucu destan da demez Odysseia’ya, onu daha çok bir romana, bir filme benzetir. Gerçekten de konusuyla romanı, kuruluşuyla filmi andırır Odysseia” diyor ve gerekçelerini şöyle açıklıyor: “Odysseia tanrı-insan ikiliğini, bir gökte bir yerde yansıtan bir destan değil, insan ağzından anlatılan ve insanın insan-üstü, insan-dışı varlıklarla ilişkilerine yeni yeni anlam, imge ve simgeler arayan bir romandır. Uygarlığımızın ilk romanı. Film dedik, roman diyoruz; ikisi de doğrudur: Odysseia göze görüneniyle film, kafaya değineniyle romandır.”
Sinema tarihi de Azra Erhat’ı doğruluyor zaten. Sinemanın diline çok daha uygun bir metin Odysseia.
İngiliz yönetmen Christopher Nolan’ın, Truva Savaşı’nın sona ermesinin ardından İthaka Kralı Odysseus’un evine, eşi Penelope ve oğlu Telemachus’a dönmek için çıktığı ve 10 yıl süren tehlikeli yolculuğu anlatan görkemli filmi The Odyssey, epik sinemanın en son örneği.
Güçlü bir oyuncu kadrosina sahip olan filmde Matt Damon ‘Odysseus’u, Tom Holland ‘Telemakhos’u, Anne Hathaway ‘Penelope’yi, Charlize Theron ‘Tanrıça Kalypso’yu, Lupita Nyong’o ‘Truvalı Helen’i canlandırıyor.
Destanı satır satır ezberlemeseniz de konusunu ana hatlarıyla bildiğinizde filmde antik dünyanın o fantastik atmosferininin nasıl canlandırıldığına ve oyunculukların nasıl olduğuna dikkat kesiliyorsunuz. Christopher Nolan ve oyuncu kadrosu bu beklentileri fazlasıyla karşılıyor.
Odysseus’un İthaka’ya dönmeye çalışırken karşılaştığı mitolojik figürlerin, tanrıların ve hayaletlerin her birinin Azra Erhat’ın da altını çizdiği gibi ayrı anlamları var.
Bu destanda Homeros savaşçı Odysseus’u değil değil, eve dönmeye çalışan, savaşlarda yaptığı kötülüklerle hesaplaşan Odysseus’u anlatıyor. Nolan da filmde Homeros’un yolunu takip ediyor. Odysseus bir anlamda kendi vicdan denizini aşarak ulaşabiliyor İthaka’sına.
İnsanlık tarihinin en eski metinlerinden birinin en son teknolojilerle görselleştirilerek anlatılması bile filmi izlemek için yeterli bir sebep. Gerisini film eleştirmenlerine bırakıyorum. 🙄