NEDEN HELEN’İ DEĞİL PENOLEPE’Yİ SEÇTİ
YÖNETMEN Christopher Nolan’ın The Odyssea filminde sanat tarihinin en meşhur sarışın kadını imajına sahip Truvalı Helen rolünde esmer oyuncu Lupita Nyong’o’yu oynatması tartışma yarattı. Bunun nedeni, Truva Savaşı’nın çıkmasına sebep olarak gösterilen, Yunan mitolojisinin destansı güzelliğe sahip kahramanı Helen’in sanat tarihi boyunca hep sarışın olarak resmedilmesiydi.
Kimilerine göre bu Batı’nın dayattığı güzellik kavramının sonucuydu ve gerçeklikle ilgisi yoktu.
Tam da bu sıcak tartışma gündemdeyken okunacak, aydınlatıcı bir kitabı yayımlandı Asuman Kafaoğlu - Büke’nin: ‘Antikçağda Kadın Olmak’. Binlerce yıldır anlatılan hikayelerin ortasında olan ama hep erkekler tarafından kimi baştançıkarıcı bir günahkar, kimi yıkım getiren bir büyücü, kimi de sessizliğe mahkum edilmiş bir gölge olarak anlatılan kadınlar. Mitoloji ve sanat tarihi, kadını çoğunlukla erkeğin gözünden, onun korkuları ve arzularıyla şekillendirilmiş katı kalıplara hapsetti diyen Büke, mitlerin sarsıcı dünyasındaki kadınların izini sürüp, kusurları, öfkeleri, tutkuları ve kırılmış kalpleriyle onları gerçek birer karartere dönüştürüyor. Havva, Medea, Kassandra, Salome, Galatea, Daphne, Penelope, Dido, Ariadne, Helen, Venüs, Euridike ve Kharitler hikayesi yeniden ele alınan Antikçağın kadınları.🤨