"Türk sancakları propaganda amaçlı kullanıldı"
Bu işgal sırasında, Çifte Minareli Medrese’deki altın, gümüş ve bronzdan onlarca miğfer ve kalkan Petersburg ve Moskova’ya gönderildiği, Saat Kulesi’ndeki saat yerinden sökülerek Tiflis’teki bir binanın cephesine yerleştirildiğini vurgulayan Eğilmez, "İşgal sırasında şehirdeki kalenin anahtarı, altı sancak, başkomutanlık alameti olan bazı eşyalar, Petersburg’a nakledildi. İşgal sonrası şehirden ayrılırken, Paşa Sarayı’nı, kaleyi ve pek çok konağı tahrip ettikleri gibi, birçok tarihî eseri ve vesikayı da yanlarında götürmüşlerdi. Ruslar benzer yağmalama ve hırsızlık olaylarını 1916 yılındaki son işgalinde de gerçekleştirdi. Bu işgal sırasında şehrin pek çok tarihi ve kültürel değeri, Ruslar tarafından tahrip edilmesi sonucu yok oldu. Ruslar, kalenin 4 anahtarı ile birlikte ele geçirdikleri 9 alay sancağı ile Pasinler’den ele geçirdikleri 1 sancağı ülkelerine götürdü. Ruslar ele geçirdikleri Türk sancaklarını, propaganda amaçlı olarak da kullanmıştır. Sancaklar ilk önce Tiflis’e götürülerek burada halka sergilenmiş, daha sonra ise Erzurum’a ilk giren Rus komutanı Yüzbaşı Konieff tarafından Rus Çarlığı’nın başkenti St. Petersburg’a götürülerek Rus Çarı’na sunulmuştur. Erzurum’dan çalınan sancak ve tarihi eserler bugün Petersburg’daki Hermitage ve Askeri Topçu Müzeleri’nde bulunuyor. Bu işgaller sırasında kaybedilen binlerce canın yanında tarihi ve kültürel mirasında kaybedilmiş olması, Erzurum’un yaşadığı en hazin olaylarında biri olarak tarihe geçmiştir" dedi.
Türk Dil ve Edebiyatı Derneği (TDED) Erzurum Şube Başkanı Murat Ertaş, Erzurum’un Rusya’daki kıymetli eserlerinin ve sancaklarının geri getirilmesinin milli bir mesele olduğunu vurgulayarak, "Erzurum asırlardır hudut ve harp şehri. Dolayısıyla Erzurum’un sosyo-kültürel hayatında harplerin çok önemli yeri var. Özellikle 19. yüzyılda 100 yıl içerisinde 3 defa Rus işgali görmüş Erzurum’da birçok milli tarihi eser yağmalanarak ve izinsiz Rusya’ya taşındığını ve orada St. Petersburg’daki müzelerde sergilendiğini biliyoruz. Özellikle bunların en kıymetlileri elbette ki sancaklarımızdır. Alay sancaklarımız, Pasin sancağımız çok kıymetli. Sayısı 10-11 tane olabilir. Sancaklarımızın, Çifte Minareli Medresesi’nin kitabesi, Saat Kulesi’nin saati gibi birçok milli ve kültürel eserlerimizin Erzurum’a yeniden kazandırılması gerekiyor. Çünkü Lahey Sözleşmesi, Uluslararası UNESCO Sözleşmesi de bunu gerektiriyor. Biz Erzurumlar harp ve hudut olarak hikayemizi, eserlerimizin Erzurum yeniden kazandırılmasını istiyoruz Bu anlamda gayret gösteren Dışişleri ve İçişleri Bakanlarımıza teşekkür ediyoruz. Umuyoruz ki en kısa zamanda eserlerimiz Erzurum’a dönecektir" şeklinde konuştu.