Türkiye artık kuralların yazıldığı masaya oturuyor
TÜRKİYE, Kanada’nın öncülüğünde kurulan Savunma, Güvenlik ve Direnç Bankası’na kurucu üye olarak katılma kararını resmi olarak bildirdi.
Bankanın temel amacı, benzer güvenlik anlayışına sahip müttefik ülkelerin savunma kapasitesini artıracak projelere uzun vadeli ve düşük maliyetli finansman sağlamak.
Banka 100 milyar sterlin, 134 milyar dolara kadar finansman kapasitesine ulaşarak savunma sanayii yatırımlarını, altyapı projelerini destekleyecek.
Mantığı Avrupa Yatırım Bankası’nın (EIB) veya Dünya Bankası’nın savunma sektörüne uyarlanmış hali.
Neden önemli?
Savunma sanayii yalnız silah, mühimmat ve teknoloji üretimi değil; yeni bir finans ekosistemi haline geliyor.
Yakın bir gelecekte savunma artık otomotiv gibi finanse edilebilir.
Bugüne kadar savunma şirketlerinin en büyük sorunu üretim değil; finansmandı. Çünkü; siparişler çok büyük, teslim süreleri uzun sürüyordu.
Peşin sermaye ihtiyacı yüksek olduğu için ticari bankalar siyasi riskler nedeniyle isteksiz oluyor.
Yeni kurulacak banka bu boşluğu doldurabilir.
Türkiye açısından neden kritik?
Türkiye artık yalnızca savunma ürünü satan bir ülke değil.
ASELSAN, TUSAŞ, ROKETSAN, BAYKAR, MKE, STM, HAVELSAN gibi şirketler yüzlerce ihracat sözleşmesi yürütüyor.
Bugüne kadar daha büyük uçak, füze, tank için yarışan ülkeler belki de “Kim daha uzun vadeli finansman sağlayacak?” sorusuna cevap arayacak.
Yani savunma sanayiinin görünmeyen cephesi finans olacak.
Türkiye sadece kurucu üye olmuyor.
Kuralların yazıldığı masaya oturuyor.
Uluslararası finans kurumlarında kurucu üye olmak, ileride kredi politikaları, yönetim yapısı ve öncelikli yatırım alanlarının belirlenmesinde söz sahibi olmak anlamına geliyor. Bu nedenle mesele yalnız finansmana erişim değil; finans mimarisinin tasarlandığı odada bulunmak.