Nusret’ten beter çıktı
Teknik olarak bilemem, şu takım hak ediyordu, efendim bu takım kazanmalıydı... Futbolun uzmanları var, anlatıyorlar zaten.
Ama kalben, Türkiye’den sonra, kazanmasını en çok istediğim takım, yani İspanya kazandı Dünya Kupası’nı.
Her iki ülkenin Akdenizli ve birbirine yakın olması kadar, İspanya’nın son dönemde takındığı uluslararası tavır da etkili bunda tabii.
Bir de Türk dizisi tutkunu olup, Türkiye’nin kupadan erken ayrılmasına üzülen “İspanyol anneleri” de önemli faktör tabii.
O kadar marş yazdık.
Boşa gitmese de İspanyolca’ya çevirseler bari...
Kupanın bir başka çarpıcı açısı, Messi ile Lamine Yamal arasında yaşananlar.
Messi’nin yıllar önce, bir sosyal sorumluluk projesinde küvette yıkadığı bebek Lamine Yamal, büyüyüp de kupayı elinden alan kişi oldu.
Hayatın bir gerçeği işte...
Ne kadar büyük olursanız olun, “Boynuz kulağı geçer” lafının vücut bulmuş hali gibiydi.
Maç sonunda sarılıp kucaklaşmalarıysa bu kupanın unutulmaz karelerinden biri olarak kalacak hafızalarda.
Peki Donald Trump’ı gördünüz mü?
İlla her şeyi kendine yontacak ya, ödül töreninde bir türlü indiremediler adamı sahneden.
Koskoca ABD Başkanı...
Üstelik ev sahibi. İtsen olmaz, çeksen olmaz. Ne yapacağını şaşırttı organizasyondaki herkese.
Bizim Nusret’ten beter çıktı. İran’da yaşadığı fiyaskoyu bunlarla unutturacağını falan zannediyor herhalde.