C307 NOLU ŞALE
2024 yılında da Farnborough’da yer alan THY, bu yıl C307 numaralı şale (chalet) alanında DO&CO ikramlarıyla misafirlerini ağırladı. THY Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Prof. Dr. Murat Şeker, THY Genel Müdürü (CEO) Ahmet Olmuştur, THY İletişim Başkanı Yahya Üstün, Genel Müdür Yardımcıları Ahmet Harun Baştürk, Levent Konukcu’nun hazır bulunduğu alanda yeni işbirlikleri kapsamında toplantılar gerçekleştirdiler.
İşte 307 nolu şaledeki açıklamaların satır başları:
Simülatör sözleşmesi tamam. THY, etkinliğin ilk gününde havacılık eğitim teknolojilerinde küresel ölçekte lider şirketlerden Canadian Aviation Electronics (CAE) ile simülatör tedarik sözleşmesi imzaladı. THY’nin 2033’te 813 uçaklık bir filoya ulaşması hedefleniyor. Büyüyen filo ve uçuş ağı açısından bu anlaşma çok kritik. Diğer yandan uçak tedariği ve özellikle de uçaklarda kullanılacak motorların seçimi firmanın fuardaki ana gündem maddesini oluşturdu. Uçak motor üreticileriyle bağlayıcı görüşmeler gerçekleştirdiklerini ifade eden Murat Şeker, şu detayları paylaştı:
Boeing dar gövde uçak siparişi henüz netleşmedi. Netleştirememe nedeni, hangi motorla devam edileceğinin belli olmaması. Aynı şekilde Airbus’a 2023 yılında verilen Neo siparişinin de motor ihalesi birleştirilip büyük bir satın alma planlaması üzerinde çalışılıyor. Bu fuardaki en önemli toplantılar motorcularla yapıldı. İhale yakın. 800 adet uçak motoru alımı olacak. Piyasa değeri 2.5-3 milyar dolarlık bir ihale. Bu arada Şeker, “Airbus ve Boeing’in malum 6-9 ay arası uçak teslim ötelemeleri oldu. Bu ötelemelerin maliyetini kompanse edecek ne gibi iyileştirmeler olacağını konuşuyoruz” dedi.
CEO Ahmet Olmuştur da görüştükleri motor üreticileriyle ilgili “Boeing 737’ler için CFM ile görüşüyoruz. Airbus A321neo’da ise Pratt & Whitney ve CFM olmak üzere iki alternatifimiz var” detaylarını paylaştı. Levent Konukcu ise Airbus A350’lere yönelik Rolls-Royce işbirliğiyle inşası devam eden motor merkezinin Ocak 2028’de devreye gireceğini açıkladı.
ORTADOĞU’NUN SARSINTISI
Ortadoğu’daki gelişmelerin etkilerini merak ettiğini söyleyen Murat Şeker, “Trafik verilerine baktığımız zaman aslında süreci iyi yönetiyoruz. Ortadoğu, toplam network kapasitemizin yüzde 6’sını oluşturuyordu. Savaştan etkilenen 26 destinasyon vardı. 28 Şubat’ta savaş başladığında 21 tanesini kapatmıştık. Bütün Ortadoğu’ya baktığımızda bu, yüzde 60 kesinti demekti. Öngörüler arttıkça peyderpey frekans seviyeleri toparlanmış, kesinti yüzde 20’ye kadar düşmüştü” dedi.
Ahmet Olmuştur ise, “Son dönemde çatışmalar artınca Kuveyt, Erbil, Süleymaniye, Dammam ve Bahreyn’e uçuşlarımızı durdurduk. Geri kalan tüm Ortadoğu hatlarına uçuşlarımıza devam ediyoruz” diye konuştu. Şeker, Suriye Halep ve Şam ile Beyrut hatlarının bu dönemde güçlü toparlandığını vurguladı.
Krize rağmen doluluk geçen yılın altında değil. Şeker, şöyle devam etti: “Ortadoğu’ya uçuşlar durunca geniş gövde uçakları başta Uzakdoğu olmak üzere Güney Asya’ya, dar gövdelileri ise Orta Asya, Avrupa ve Afrika’nın bir kısmına planlı olarak kaydırmıştık. 37’ye yakın frekans artışı yaptık. Kargoda ise 60’a yakın frekans artışı gerçekleştirdik. Trafik olarak bakıldığı zaman ocak-haziranda kapasitemiz (AKK) 2025’e göre yüzde 5 yukarıda. Bu, beklentimizden iyi. Ama bütçemizin gerisindeyiz. Taşınan kargoda ise yüzde 20 yukarıdayız. Hem yolcu hem kargoda birim gelirleri artırmayı başardık.”