AYNI KAFALAR “KÜLAH ÇALINDI” DEMİŞTİ
Aslında biz buna benzer olayları geçmişte Atatürk Kültür Merkezi (AKM) ve Kız Kulesi restorasyonlarında da yaşadık. Aynı kafalar Kız Kulesi'nin külahının çalındığı bile iddia ettiler. Eski eserlerde temel prensip, yapıyı özgün haline en uygun şekilde yeniden ortaya çıkarmaktır. Biz eski eserlerde de bu hassasiyetle hareket ediyoruz. Yeni yaptığımız Antalya Müzesi gibi projelerde de aynı anlayışla çalışıyoruz.”
Konuşmanın devamında eski müze binasının neden yıkıldığını bir kez de Birol Bey’e sordum:
TEKNİK RAPORLAR ORTADA
“Eski müze binasının statik anlamda yeterli olduğu iddia edildi. Biz raporları müze inşaatının önüne astık. Dünyanın en önemli eserlerinin bulunduğu bir yapının, güçlendirilse bile riskli olduğunu teknik raporlarla kanıtladık. Bir devlet kurumu olarak bunu görmezden gelemezdik.
PROJEYİ ALKIŞLAMIŞLARDI
Projeye başlamadan önce Antalya'da dört büyük toplantı yaptık. Antalya Ticaret ve Sanayi Odası'na tüm sivil toplum kuruluşlarını davet ederek projeyi anlattık. Mimarlar Odası, Kent Konseyi, İnşaat Mühendisleri Odası ve diğer tüm paydaşlar o toplantılarda vardı. Üstelik o toplantılar alkışlarla sona ermişti.”
Aslına bakarsanız yıkım tartışmaları geride kaldı.
Şimdiki gündem mevcut inşaatın durumu.
Şirol Bey bu konuda da son derece net konuştu ve samimiyetle şunları anlattı:
BAKAN BEY YAKINDAN TAKİP EDİYOR
“Temel hafriyatlarımızın yüzde 70-75'ini tamamladık. Çok az bir işimiz kaldı. Yapım sistemimiz brüt beton olduğu için artık hızlıca müzemizi ayağa kaldırmaya başlayacağız. Şimdi altyapı sistemleri kuruluyor. Yoğun şekilde çalışıyoruz. Bakan Bey’e her ay müzeyle ilgili brifing veriyoruz. Muhtemelen bu yılın sonuna doğru müzenin ana formu ortaya çıkmış olacak.
2 NEDENLE GECİKME YAŞANDI
Çeşitli sivil toplum örgütlerinin konuyu yargıya taşıması nedeniyle resmi prosedürler gecikti ve işe geç başladık. İkinci olarak da granit zeminde yürüttüğümüz temel hafriyatı beklediğimizden uzun sürdü. Ayrıca çevrede yaşayan vatandaşlarımızın gece çalışmalarıyla ilgili şikâyetleri üzerine Sayın Bakanımızın (Mehmet Nuri Ersoy) talimatıyla çalışmaları akşam saat 20.00 ile sınırlandırdık. Bu iki sebepten dolayı açılış tarihimiz ötelendi. Tüm bunlara rağmen muhtemelen 2027 yılı içinde çalışmalarımızı tamamlamış olacağız. Hedefimiz yeni müzemizi 2027 Kültür Yolu Festivali'ne yetiştirmek.”Elbette inşaat alanındaki eserlerin durumunu da sordum ve şu yanıtı aldım:
İTALYANLAR ŞAŞIRDI
“Türkiye'nin farklı müzelerinden alanında uzman ekipleri Antalya'da görevlendirdik. Tüm eserlerin konservasyonları yapıldı. Yurt dışında özel iklimlendirmeli konteynerler ürettirdik. Ahşap, metal, taş ve toprak eserlerin her biri kendi sıcaklık ve nem değerlerine uygun ortamlarda korunuyor. İtalya'dan gelen mevkidaşım depoları görünce 'Bizde bile böyle teknoloji yok' dedi. Ama biz kendi insanım tarafından ağır biçimde eleştirilsek de yaptığımız işten ve aldığımız tedbirlerden son derece eminiz.”😒