Belim tutuldu’ demeden önce bir kez daha düşünün
Bugünkü köşe konuğum Fizyoterapist Öykü Eylem Fendal. Kendisiyle günümüzde masa başında uzun saatler çalışma sonucu oluşan ağrıları, bel ağrısı ile bel fıtığının farklarını konuştum. İşte verdiği önemli bilgiler...
Sabah yataktan kalkarken elinizi ilk belinize götürüyor musunuz? Çorabınızı giyerken eğilmek zor geliyor, market poşetini kaldırınca belinizde bir sızı hissediyor ya da uzun süre oturduktan sonra doğrulurken “Belim koptu!” diye söyleniyor musunuz? Çoğumuz bu şikâyetleri yaşadığımızda hemen aynı cümleyi kurarız: “Galiba bel fıtığı oldum” Hatta çevremizden gelen “Sakın eğilme”, “Yük kaldırma”, “Ameliyat olman gerekir” gibi yorumlar kaygımızı daha da artırır. Oysa gerçek sandığımızdan biraz farklıdır. Her bel ağrısı bel fıtığı değildir. Bel fıtığı olan herkes şiddetli ağrı yaşamaz; hatta bazı kişiler hayatları boyunca bel fıtığına sahip olduklarını bilmeden yaşayabilir. Buna karşılık basit bir kas zorlanması bile günlük yaşamı ciddi şekilde kısıtlayabilir. Günümüzde masa başında uzun saatler çalışmak, hareketsiz yaşam, yanlış duruş alışkanlıkları ve cep telefonu kullanımına bağlı öne eğik postür, bel ağrılarının en önemli nedenleri arasında yer almaktadır. Unutulmamalıdır ki bel ağrısı bir hastalık değil, vücudun verdiği önemli bir uyarıdır. Bu uyarıyı doğru değerlendirmek, gereksiz korkulardan uzak durmak ve uygun tedaviye zamanında başlamak, ağrının kronikleşmesini önlemede büyük önem taşır.🤨