BUYURSUNLAR CV’Mİ OKUSUNLAR
“Yeğeni hariç” kimseyi işe almadığını açıklamıştı TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu. Fakat Prof. Dr. Kavak’ın, Hacıosmanoğlu’nun eşinin doktoru olduğu iddia edildi. Öyle mi gerçekten? Yanıtı şu: “Kimi muayene ettim, kimi doğurttum, kimi ameliyat ettim… Bunlar mahremdir ve açıklamak etik değildir. Fakat zaten hiçbir zaman hastam olmadığı için net bir şekilde ifade ederim ki başkanın eşinin doktoru değilim. Bu iddialar yalan. Ben başkanı Trabzonspor Başkanlığı döneminden tanırım. Çalışmalarımı bilir, başka projelerde de çalıştık. TFF’ye girişim de bu ilişki üzerinden olmuştur. Bir kadın, erkek egemen bir yerde göreve geliyor ise bunun nedeni torpil midir? Buyursunlar CV’mi okusunlar. FIFA Sağlık Kurulu’na da özgeçmişim ve bilimsel çalışmalarımla seçilen ilk Türküm. TFF, 8 milyar liralık bütçeye sahip büyük bir kuruluş. Elbette yönetimde futbolun mutfağından gelen insanlar olacak. Ancak yanı sıra işinsanları, finansçılar, biliminsanları da olacak. Böylesi büyük bir bütçenin; altyapı, yatırımlar ve hatta kadın futboluna, nasıl yönlendirileceği finansal okuryazarlık ister. Modern futbol bugün geldiği noktaya bilim sayesinde ulaşmıştır. Yapay zekâ, fonksiyonel tıp, beslenme, psikoloji ve veri analizi modern futbolun görünmeyen gücüdür. Dolayısıyla bilim şapkamız da burada devreye girmekte. Kaldı ki futbol sadece erkek futbolu değildir. Kadın futbolu da var. Kadın futbolundan da en iyi bir kadın doğum uzmanı anlar. Zira kadın futbolunda performansla ilgili çalışmalar uzun yıllar erkek verileri üzerinden yapılmıştır. Kadınların hormonal değişimleri, adet dönemleri, gebelik, doğumdan sonra spora dönüş süreleri ve kas gücü gibi başlıklar yeterince araştırılmamıştır.”
FUTBOLUN KURTULUŞU ALTYAPIDA
Kadın futbolu demişken... Özellikle Anadolu’daki kız çocukları için futbolun önemli bir çıkış yolu olduğunu düşünüyor Prof. Dr. Kavak ve şu yorumu yapıyor: “Spor özellikle de futbola yatkınlığı varsa önünü açmalıyız. Dolayısıyla da altyapıya daha geniş yatırımlar yapmalıyız.” Prof. Dr. Kavak’a göre Türk futbolu kurtuluşu da aynı yerde: “Altyapıda.” Şöyle özetliyor: “İspanya’da 16 yaş öncesi 4 milyon 700 bin lisanslı futbolcu var. Türkiye’de ise bu sayı yaklaşık 450 bin. İspanya’da her şehirde kulüpler kendi çocuklarını yetiştiriyor. Bizse dışarıda milli takımı dışarıda yetişmiş futbolcularımızla ancak bir yere kadar getirebilir ve ancak dönemsel başarılar elde edebiliriz. Başarı, kendi altyapımızdan oyuncu yetiştirdiğimizde kalıcı olacaktır. Reçete şu: ‘Altyapı, bilim, liyakat ve sabır...’ Tek başına çalışma başarıyı, grup çalışması şampiyonluğu getirir.”