KONTENJANLARIN DÜŞMESİ RİSKLİ
Geçen yıl 2 milyon 3 bin adayın tercihine 794 bin 687 genel kontenjan kapasitesi ayrılmıştı. Bunun 416 bin 991’i lisans programlarına, 377 bin 696’sı ise ön lisans programlarına aitti. Bu yıl tercih hakkı kazanan 2 milyon 2 bin aday için toplamda 747 bin 766 kontenjan kapasitesi ayrıldığını görüyoruz. Yani kontenjan sayısı geçen yıla göre 46 bin 921 azaldı. Bu azalma lisans programlarına yüzde 5.7, ön lisans programlarına ise 6.1 oranında yansıdı. Yani sınava katılım sayısındaki azalışın artırdığı yerleşme şansı kontenjanlardaki eksilmeyle biraz düşebilir.”
‘YÜZ YÜZE’DE 22 BİN AZALMA
“Kontenjan eksilmelerini incelediğimizde devlet üniversitelerinin yüz yüze programlarında 22 bin 871, açık ve uzaktan eğitim programlarında 11 bin 736, vakıf ve KKTC üniversitelerinde ise 23 bine varan bir azalma olduğunu görüyoruz. Toplam kontenjan oranlarına göre azalmanın vakıf üniversitelerinde daha yüksek olmasının üst dilimlerdeki öğrencileri doğrudan daha az etkileyeceği kanaatindeyim.
Sınava katılım ve kontenjan durumuna bakarak her yıl sınav sonuçları açıklandıktan hemen sonra az çok tahmin ve analiz yapabiliyoruz. Ancak, asıl bilmediğimiz ve süreç sonuna kadar net bilemeyeceğimiz üçüncü değişkeni algılar, eğilimler ve yönelimlerin oluşturuyor. Katılım ve kontenjan kapasitesinde birbirini dengeleyen sonuçlar çıktığına göre bu yılı yine algı ve ilgi düzeyi belirleyecek. Sınav yönelimi ile tercih yönelimleri arasında çok da benzerlik olmayabiliyor. Sınav için oluşturduğumuz trafiğin motivasyonunu, beklemediğimiz sonuçlarla karşılaştığımızda kaybedebiliyoruz.
PUAN TÜRLERİNE DİKKAT
Bu yıl tüm puan türlerinde bir dağılım keyifsizliği olsa da o puan türlerinin her aralığında böyle bir olumsuzluktan bahsedemeyiz. Örneğin sayısalda sıralama 270 binlere kadar gidiyor, sonrasında bir değişiklik yok. Eşit ağırlıkta 430 bin, sözelde 515 bin, dilde 43 bin ve TYT puan türünde de 570 bin öncesi geçen yıla göre biraz keyifsiz bir bölge.”
DEVLETTE DAHA ZOR VAKIFTA DAHA KOLAY
“Önde yığılmaların ve hayal kırıklıklarının çok olduğu yıllarda mezuna kalma eğilimi de yüksek olur. Görüştüğüm her 2 öğrenciden biri acaba mezuna mı kalsam seçeneğini dillendiriyor. Elimizde de en son yılın oluşan sıralama verilerinden oluşan bir tercih kılavuzu var. Sapma olursa bunun “Maarif Modeli’nin ilk sınav uygulaması 2028 YKS’ye kalmayayım” korkusundan kaynaklanacağını söyleyebilirim. Kolay bir sınavın ardından zor bir tercih ve yerleşme süreci bizi bekliyor. Devlet üniversiteleri önünde yine kuyruklar oluşacak olsa da vakıf üniversitelerine girişin kolay olacağını öngörüyorum.”
ÜNİVERSİTEYİ MUTLAKA GÖRÜN
“Şimdi sadece sıralara bakıp tercih yapma zamanı değil. Mutlaka seçilecek üniversiteleri görme, bölümler hakkında bilgi sahibi olma, kişilik özellikleri, beklentiler, ilgiler ve beceriler ile bölümleri denkleştirme ve ona göre karar verme zamanı. Adaylar kariyer yolculuklarının son eğitim kavşağına girdiklerini düşünebilirler belki. Ama bu asla bir son kavşak değil.”🤨