14 SAAT DERS ÇALIŞMAYA DEĞER Mİ?
YKS sınavında birincilerin devlet okullarından çıkması eğitim sistemi açısından sevindirici bir gelişme.
Yine de Hürriyet’te birinci olan gençlerle yapılan söyleşiyi okurken biraz tuhaf oldum. “Her günüm ders çalışmakla geçti”, “En az 8 saat çalıştım”, “Son ay günde 14 saat çalıştım...”
Farklı alan birincilerinin sözleri böyle.
Şüphesiz başarı için kendini adamak şart. Disiplin sahibi olmak da güzel.
Fakat 16-17 yaşındaki gençlerin bir masada oturup günde 10-14 saat ders çalışması bana hiç de normal gelmiyor.
YENİ PARTİ VE BÖLÜNEN MUHALEFET
CHP’nin bölünmesi son yılların en büyük siyasi gelişmelerinden biri.
Mutlak butlan tartışmasının bu noktaya varacağı başından belliydi. İki tarafın hukuki, siyasi gerekçelerini ve aynı tartışmaları tekrar tekrar yazmaya gerek yok.
Sadece bir siyasi kültür farkına dikkat çekmek istiyorum.
Geçen hafta İngiltere Başbakanı Starmer, iki yıllık bir iktidarın ardından önünde üç yılı daha varken istifa etmeye zorlandı.
Starmer, “Benim için artık siyaset bitti, yeni hayatıma bakacağım” diyerek görevinden ayrıldı. Bu, sürekli başbakan değiştiren İngiltere için kötü bir gelişme olabilir ama siyasetçinin kendini konumlandırması açısından dikkat çekici.
Türkiye siyasetinde ise başarısız siyasetçinin veda etmeyi bilmemesi gibi kötü bir gelenek var.
Bununla birlikte geçmişte isminde “yeni” kelimesini barındırıp yeni yüzler, yeni bir vizyon sunamayan partilerin siyasi yolculuğu da bu habis geleneği kırmaya yetmedi.😐