SORUN UYGULAMADA
Aksu, veteriner hekimlerin elektronik reçete sistemi üzerinden Türkiye’de ruhsatlı insan ilaçlarını reçete edebildiğini söyledi. Bu ilaçlar eczanelerden temin edilebiliyor. Sorun, Türkiye’de ruhsatı bulunmayan ama dünyada yaygın kullanılan veteriner ilaçlarında ortaya çıkıyor. Türkiye’de ruhsatı olmayan bazı önemli ilaçlar; L-Asparaginaz: Bazı kanser türlerinin tedavisinde kullanılıyor. Albumin içeren ilaçlar: Özellikle pankreas hastalarında ihtiyaç duyulabiliyor. Leishmania ilaçları, PPA Toceranib Deslorelin.
Bu ilaçlar Türkiye’de ruhsatlı olmadığı için uygulamada ciddi sorun yaratıyor. Dr. Aksu, şu noktaya dikkat çekiyor: “Türk Eczacıları Birliği aracılığıyla özel izinle getirilebilen bazı ilaçları tıp hekimleri temin edebilirken, veteriner hekimler aynı imkândan yararlanamıyor.”
ÇARESİZ KALINIYOR
İlaç bulunamayınca yalnızca veteriner hekimler değil, hayvan sahipleri de çaresiz kalıyor. Bu durumda sık görülen yollar şunlar oluyor: “Sosyal medya üzerinden ilaç aramak. Tanıdıklar aracılığıyla çözüm bulmaya çalışmak. İlacı yurtdışından getirtmek. Tedaviyi ertelemek zorunda kalmak.”
Dr. Aksu, bunun en acı sonucunu şöyle anlatıyor: “İlacı kullanamadığımız için tedavisi mümkün olan hastalıkları tedavi edemiyoruz. Bunun sonucunda maalesef üzücü kayıplar yaşanabiliyor.”
2- Veteriner hekimlere erişim hakkı tanınmalı: Türk Eczacıları Birliği aracılığıyla özel izinle temin edilen ve hayvan tedavisinde de kullanılan ilaçlara, veteriner hekimlerin reçete ve denetim şartıyla ulaşabilmesini sağlayacak yasal düzenleme yapılmalı.
SON SÖZ: YAŞAM HAKKI...
Hayvanları Koruma Kanunu, hayvanların acı çekmesini önlemeyi ve yaşamlarının korunmasını devletin sorumlulukları arasında sayıyor. Bugün evcil hayvanlar artık birçok kişi için aile bireyi. Buna rağmen tedavisi mümkün hastalıklar, ilaca erişim güçlüğü nedeniyle sonuçsuz kalabiliyor. Luna’nın hikâyesi şunu gösteriyor: Bazen çözülmesi gereken en önemli sorun, yeni bir hak tanımak değil; mevcut tedaviye ulaşmayı sağlayacak sistemi kurmak oluyor.