Petrol şoku ve Fed denkleminin Türkiye’ye etkileri ne olur...
DÜNYA ekonomisi tam da “yumuşak iniş” senaryosuna inanmaya başlamışken Ortadoğu’dan gelen yeni gerilim dalgası bütün hesapları yeniden bozdu.
Kızıldeniz ve Hürmüz hattında artan güvenlik riskleri, enerji piyasalarını bir kez daha alarma geçirirken Brent petrolün varil fiyatının 100 dolar eşiğini aşması, yalnızca akaryakıt fiyatlarını değil küresel para politikasını da doğrudan etkileyecek yeni bir sürecin kapısını araladı.
Çünkü petrol artık sadece bir emtia değil; enflasyonu, faizleri, büyümeyi ve sermaye hareketlerini aynı anda belirleyen en önemli değişkenlerden biri haline geldi. Küresel piyasalar uzun süredir ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz indirimlerine başlayacağı tarihi konuşuyordu. Ancak enerji fiyatlarında yaşanabilecek kalıcı bir yükseliş, bu beklentileri ciddi biçimde değiştirebilir.
Petrol fiyatlarındaki her sert artış, önce üretim ve taşımacılık maliyetlerini yukarı çekiyor, ardından raflardan hizmet sektörüne kadar geniş bir alana yayılarak enflasyonu besliyor. Fed’in en çok çekindiği konu da tam olarak bu “ikinci tur etkiler.” Enerji kaynaklı maliyet artışlarının ücretlere ve genel fiyatlama davranışına yayılması halinde, enflasyonun yeniden kalıcı hale gelme riski ortaya çıkıyor.
🤨