Bu yılın en etkili dolunayı geliyor
Bana göre 2026 yılının en etkili dolunayı olan Kova burcunda Dolunay 29 Temmuz Çarşamba saat 17:35’te gerçekleşiyor. Jüpiter-Plüton karşıtlığıyla sıkı bir şekilde hizalanması, aynı zamanda Ay Düğümlerinin de 27 Temmuz’daki burç değiştirmesinin ardından gelen ilk ay fazı olması itibariyle önem taşıyor.
Bu dolunay, büyük ekonomik değişim ve dönüşümlerin tam bir işaretçisi. Yani ekonomideki faz değişimi buradan itibaren kendini göstermeye başlayacak gibi gözüküyor. Öncelikle 27 Temmuz’da Ay Düğümlerinin burç değiştirmesiyle başlayalım...
KADER AĞLARINI ÖRÜYOR!
Ay Düğümünün burç değiştireceği 27 Temmuz tarihi trendin değişmesi açısından büyük önem taşıyor. Buradan itibaren enerjinin akışı değişmeye başlıyor ve piyasalarda genel olarak aşağı yönlü bir ivmenin devreye gireceği 1,5 yıllık bir döngüye giriyoruz. Finansal astrolog merhum McWhirter’ın teorisine göre piyasaların artık biraz daha dibe doğru inme zamanlarına giriyoruz. Ekonomi ve finansın göstergesi Jüpiter’in Aslan burcuna geçişinin ardından Güney Ay Düğümüne yakın ilerlemesi de piyasaların zayıflaması, ekonomik sıkıntıların artması manasına geliyor. McWhirter Teorisine göre 27 Temmuz’da Kuzey Ay Düğümünün Kova burcuna geçişi piyasaların dip noktasına doğru ilerlemesinin başlangıcı olarak görülebilir. Bu teoriyi esas alırsak, 26 Mart 2028’e kadar giden süreçte ticaret hacmi en düşük seviyeye inebilir.
MCWHİRTER DÖNGÜSÜ VE EKONOMİ
Ticaret döngüsü ve gezegen döngüleri karşılaştırmasında en iddialı teorilerden birisi de 1938’de Louise McWhirter tarafından ortaya konmuştur. McWhirter’a göre ticaret hacmi ve finans eğilimleri Kuzey Ay Düğümünün Zodyak’ın 12 burcundan geçtiği 19 yıllık (18,6 yıl) döngülerle belirlenmekteydi. McWhirter’a göre Kuzey Ay Düğümü Aslan’da iken ticaret hacmi en yüksek seviyede, Kova’da iken ticaret hacmi en düşük seviyede oluyordu. McWhirter bunun dışında Jüpiter’in Kuzey Ay Düğümü ile kavuşumunu ve Plüton’un Kuzey Ay Düğümü uyumlu açılarını ticareti yükselten faktörler olarak, Satürn, Uranüs ve Plüton’un Kuzey Ay Düğümüne kavuşum ve uyumsuz açılarını ticareti baskılayan faktörler olarak vermişti. Bu bağlamda önümüzdeki dönemin en dikkat çeken tarihleri Kasım 2026 ile Mayıs 2027 arasında toplanıyor. Kasım ayı ise yakın vadede en önemli ay olarak görülüyor.
ALTIN STANDARDINA DÖNÜŞ MÜ?
Tutulmaların ve Ay Düğümlerinin Kova ve Aslan burçlarında seyredeceği önümüzdeki bir buçuk yıllık süreçte altın standardına geçişle ilgili ya da altına dayalı sistemlere geçişle ilgili bazı gelişmeler kendini göstermeye başlayabilir. Ya da para sistemi ve altınla bağlantılı başka önemli gelişmelere açık olabiliriz. Kova burcundaki 29 Temmuz’daki Dolunay bu manada daha da önemli olacak.
EGO VE GÜÇ ÇEKİŞMELERİ
Güneş-Plüton karşıtlığının kesinleşeceği 27 Temmuz’da ego ve güç çekişmeleri zirvede olacak. Ekonomi alanına yansıyan sonuçları olabilir.
Aslında lider pozisyonundaki kişilerin bazılarının çok zorlanacağı, bazılarının da onların yerine lider pozisyonu için fırsatlar yakalayacağı zamanlar 27 Temmuz civarlarını, 29 Temmuz civarlarını gösteriyor. Güneş-Jüpiter kavuşumu bir taraftan kendini beğenme, kibir, “Ben şunu da yaparım, bunu da yaparım” gibi büyük konuşmaya yönelik etkileri devreye sokarken, bir taraftan halkı karşısına alma riskini beraberinde getiriyor.
KOVA BURCUNDA DOLUNAY
Gelelim Kova dolunayına! Kova burcunda yeniay ve dolunaylar eşitlik ve demokrasi konularının vurgu kazandığı zamanlardır. Jenerasyon gezegenlerinin bu burçtan geçiş yaptığı zamanlarda eskimiş toplumsal kuralların giderek değişmeye başladığına, insanlığın daha değerli tutulduğu reformların yapıldığına, özgünlüğün vurgu kazandığına şahit olabiliriz.
İçinden geçtiğimiz dönemde Plüton Kova burcundan geçiş yapmakta, üstelik de bu dolunay ile hizalanmakta. Böylece saydığımız ve sayacağımız konularda büyük değişim ve dönüşümlere işaret etmektedir. Kova burcunda yeniay ve dolunaylar entelektüel alanda gelişmeler, yeni fikirler, icatlar, buluşlar, daha evvelce öğrenilmemiş yeni ve farklı olan bilgilerin ortaya çıktığı zamanlardır. Daha önceleri bilinen, ama toplumun izlerini kaybettiği köklü bilgiler de tekrar toplumun dikkatine sunulabilir.