Johnny Depp son derece aksiyonel restoran sahneleriyle girdiği filminde (buralarda bir ressam-heykeltıraşı değil de ‘Karayip Korsanları’nda yönetmenin canlandırdığı Jack Sparrow karakterinin yaşadıklarını izliyoruz sanki) zaman zaman siyah-beyaz görüntüler eşliğinde sessiz sinemaya, özellikle de Charlie Chaplin’e selam gönderiyor.
Bazen karakterlerinin yaşadığı ruhsal çıkmazı yansıtan ve Modi’nin hastalığının üstesinden gelmek için de kullandığı esrar ve alkolün yarattığı halüsinasyonlara odaklanan hikâye, büyük bir girdabın içinde bocalarken sanatına olan tutkusunu kaybetmeyen idealist bir profilin izlerini sürüyor. Evet, film birkaç küçük noktada tökezliyor, fazla laf kalabalığına boğuluyor. Ama genel toplamda film, sanat tarihinde değeri sonradan biçilenlerin nasıl bir yolculuktan geçtiğini hatırlatmak adına önemli bir işlev üstleniyor.
Ferzan Özpetek’in ‘Serseri Mayınlar’ının yanı sıra ‘John Wick 2’dan hatırladığımız Riccardo Scamarcio’nun Modigliani’de başarılı bir portre çizdiği yapımda Beatrice’i Antonia Desplat, Utrillo’yu Bruno Gouery, Soutine’i Ryan McParland ve Zborowski’yi Stephen Graham canlandırıyor. Sonlara doğru koleksiyoner Gangnat rolünde karşımıza gelen Al Pacino’ysa klasik deyişiyle ‘döktürüyor’. Belki filmin en akılda kalıcı kısmı Modi’yle Gangnat’ın sanat, sanatçı ve hayat üzerine karşılıklı diyalogları ve de heykeline büyük bir meblağda fiyat biçen koleksiyonere eserini satmayan Amedeo’nun şu sözleriydi: “Ben sizden çok daha zenginim. Siz sadece var oldunuz, bense yaşadım...”
Bir yanıyla bu yıl vizyona giren ‘Chopin, Chopin!’i de çağrıştıran ‘Modi: Deliliğin Kanadında Üç Gün’ün tuhaf bir çekiciliği var, naçizane izleyin derim.
O artık çok yalnız!
Marvel Evreni’nin en eski üyelerinden olan ‘Örümcek-Adam’ın (Spider-Man) sinemadaki serüvenine bakarsak 2000’ler boyunca üç ayrı seri, üç aktörle perdeye taşındı. Tobey Maguire, Andrew Garfield ve Tom Holland üçgeninde gelişen kronolojide üçüncü serinin son adımı olarak ‘Örümcek-Adam: Eve Dönüş Yok’u (Spider-Man: No Way Home/2021) izlemiştik. Hatırlanacağı gibi bu yapımda Peter Parker kimliğinin açığa çıkması sonucu ‘Doktor Strange’ten yardım istiyor ama nihayetinde trafik karışıyordu. ‘Örümcek-Adam’ın eski düşmanları geri dönüyor, genel bir bellek silme operasyonu sonucu da kahramanımız başta sevgilisi MJ ve en yakın dostu Ned’in zihninden siliniyordu. Seri bir anlamda “Ama bu toplum da çok hafızasız” (!) noktasına taşınıyordu.
Şimdi yeni bir sayfa açma zamanı. Bu haftadan itibaren vizyona giren ‘Örümcek-
Adam: Yepyeni Bir Gün’ (Spider-Man: Brand New Day) işte böyle bir çabanın ifadesi. Yeni bir yönetmenle (Destin Daniel Cretton) yola çıkan yapımda artık kimsenin gerçek kimliğini tanımaması sonucu iyice yalnızlaşan ama öte yandan ergenlikten daha oturmuş bir kişiliğe yönelme gayretinde olan Peter Parker’ı izliyoruz. Kahramanımız vücuttan vücuda gezinen ve insanları zihinsel olarak ele geçiren esrarengiz bir gücün resmi bir kurum olan Hasar Kontrol Departmanı’na olan saldırılarına karşı koymaya çalışırken ‘Akrep’ gibi kötü karakterlerle de yer yer kapışıyor.
MJ’in artık başka biriyle ilişki yaşaması, onu tanımaması gibi kimi duygusal tonlarla süslü bu yeni adımda Tom Holland, ‘The Odyssey’deki (malum ana karakterin oğlu Telemachus rolündeydi) baba arayışını sonlandırmış bir vaziyette (!) tekrar Örümcek-Adam kostümlerini üzerine geçiriyor.
Genç aktör filmde, gerçek hayatta yakın bir zaman önce evlendiğini açıkladığı Zendaya’yla (ki o da ‘The Odyssey’de Tanrıça Athena’yı canlandırıyordu) birlikte ‘kırık bir aşk hikâyesi’ni perdeye taşıyor. Bu arada yine ‘The Odysses’de Menelaus karakteri olarak izlediğimiz Jon Bernthal da Frank Castle, namı diğer Punisher olarak karşımıza geliyor. Sadie Sink, Marisa Tomei ve Mark Ruffalo da kadronun diğer isimleri. Ben filmde en çok Yelena Belova karakterini canlandıran Florence Pugh’u beğendim. Genel toplamda ‘yepyeni’ unsurlar taşımasa da hayranlarını tatmin edecek bir çalışma olmuş bence ‘Yepyeni Bir Gün’.
Minik izleyiciler için...
◊ Bu hafta ayrıca küçüklere yönelik eğlenceli bir animasyon da vizyona giriyor: ‘Özgür Kedi Scotty’ (Scotty/Yön: Mohammad Pirzadi).🤨