Külden gökyüzünde güneş tutuldu sandık
SABAH tam güneş doğarken gökyüzü kararıyor. Bir komşu “Ne oldu güneş mi tutuldu?” diye soruyor. Bir başkası “bulutlar” derken;
1-Nihayet havadan kül yağmaya başlıyor.
Alevler Seydikemer’i kuşatmış, şiddetli rüzgâr, dumanı ve külleri Babadağ’a doğru sürüklemiş.
Hemen ötesi ünlü turizm merkezi. Hisarönü’nden Ölüdeniz.
Biz Ovacık’ta kül altındayız.
Babadağ’ın ünlü yamaç paraşütü trafiği durdurulmuş.
Külden bir gökyüzü.
Fethiye’de olduğum için o yangını paniğiyle birlikte yaşadık. Kaçış çantası hazırladık. Sabaha kadar uyumadık.
Devletin en tepeden en alta kadar nasıl seferber olduğunu, halkın nasıl çabaladığını yakından gördük.
İlk sözüm yangının çıkış nedeni üzerine olsun. Sonrasını anlatacağım.
ORMANLARA YAPILAN KAÇAK VİLLALAR
Dağlara, ormanlara birbirlerinden uzak alanlarda yapılan kaçak villalar. Altyapısı olmayan bu yapılara verilen enerji hatları. İnşaat sırasında yapılan kaynaklar, kıvılcımlar yangın nedeni.
Devletin tespit ettiği bu gerçeği az sonra detaylarıyla aktaracağım.
Yangın gününe dönersem;
Evet Seydikemer kavruluyor. Aydın Çine yanıyor. İzmir’den Antalya’ya ormanlarımız alev alev.
Gece yarısına doğru rüzgârın şiddetiyle yangın iyice artıyor.
Seydikemer’in devasa Devlet Hastanesi’nin çevresi neredeyse külle örtülüyor. Şehir sirenlerle çınlıyor.
Muğla Valisi İdris Akbıyık, Seydikemer dağlarından gelen alevlere doğru bakıp planlama yaparken telefonu çalıyor.
Vakit gece yarısı.
Arayan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan...
Vali Akbıyık bütün detayları aktarıyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan o gece birkaç kez telefonla rapor alıyor.
Peki sahadaki durum nedir?
Fethiye’de olduğum için yakından takip ediyorum.
Müsaadenizle bana “işte devlet budur” dedirten kadroyu isim isim saymak istiyorum.
Sayacağım çünkü onları birer “makam” değil, vatan için mücadele eden birer “nefer” olarak gördüm.
Öyle ya; Vatan yalnızca cephede korunmaz. Böyle ormanları, meşelikleri, denizleri, hayvanları, özetle yeşili korumak da vatan savunmasıdır. O yüzden isimlerini tek tek saymak istiyorum.
Muğla Valisi İdris Akbıyık sabah saatlerine kadar bir Fethiye’de, bir Seydikemer’de...
Fethiye Kaymakamı Fatih Akkaya, Seydikemer Kaymakamı Mustafa Dilekli uyumuyorlar. İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Adem Şen, bölgede hem güvenliği alıyor hem trafiği kontrol ediyor.
Muğla İl Emniyet Müdürü Süleyman Karadeniz orada. Sahil Güvenlik Güney Ege Grup Komutanı Yarbay Akın Coşkunlar, özellikle uçak ve helikopterlerin su alacağı deniz alanlarını koordine ediyor.
Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Fethiye Belediye Başkanı Alim Karaca, Seydikemer Belediye Başkanı Önder Akdenizli sabaha kadar mücadelede bitkin düşmüşler.
Orman Genel Müdürü Bekir Karaçay seferber, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’ya sürekli bilgi veriyor. Orman Bölge Müdürü Mustafa Ülküdür yorgun. AFAD İl Müdürü Elvan Kaya gözünü kırpmıyor.
Yorgunlar ama birer korucu, birer itfaiyeci gibi canla başla çalışıyorlar.
Bu noktada Vali Akbıyık’ın bu müthiş mücadelesini buraya almak istiyorum. Tam bir koordinasyon başarısı sağlıyor. Panik ve dağınıklık yok. Düzenli ve bilimsel bir müdahale var.
Kolay değil; Havadan ve karadan mücadele. Hangi uçak nereye su dökecek. Nereden su alacak. Suyu alacağı denizde Sahil Güvenlik, güvenliği nasıl sağlayacak?
Jandarma hangi yolları kapatacak? Ve daha onlarca soru. Tam bir seferberlik hali.
Tabii bir de alevlere siper olan kahramanlar var.
Onları görüyorum. Bayır Köyü’nden gelen alevlere karşı bir yandan kendilerini ıslatıyorlar, bir yandan alevlere su basıyorlar.
İş makineleri cephe açar gibi kazıyor. Köylüler elde kazma kürek savaşıyorlar.