Cem Küçük olayı
GAZETECİLİK hayatım boyunca Cem Küçük’le ilgili tek satır bir yazı bile yazmadım.
Ama Cem Küçük, benimle ilgili yüzlerce yazı yazdı.
Hem de çok ağır yazılar.
Tehdit de etti hakaret de.
Racon kesmeye de kalktı, medeni ölü ilan etmeye de.
Cem Küçük’ün gözaltına alındığı bilgisini aldığım anda hissettiğim şeyi söylemek istiyorum:
- Derin bir kayıtsızlık.
- Alabildiğine hissizlik.
*Çok yüce gönüllü biri olduğumu kanıtlamaya çalışmıyorum.
Gerçekten pek bir şey hissetmedim.
Minnacık bir “oh olsun” duygusuna bile kapılmadım nedense. Rövanşist bir neşe bünyemi kaplamadı.
Cem Küçük’ün jandarmanın arasında gerçekleştirdiği o utanç yürüyüşünün görüntüsüne bakıp “Bu da Cem Küçük’e ders olsun” demedim.
Ama o utanç yürüyüşüne bakıp adına “gazetecilik” ya da “yorumculuk” denilen meslek adına birazcık olsun umutlandığımı da saklamayacağım.
Çünkü o utanç yürüyüşünün ardından...
Raconcu gazeteciliğin, tehditkâr yorumculuğun, çıkarcı haberciliğin artık kolay kolay kafa çıkaramayacağına inanıyorum.🤨