Sağlığınızı ‘dijital ikiziniz’ yönetsin
BİR gün biri size gelse ve şöyle dese: “Yıllardır korkarak yemediğiniz muz aslında sizin için gayet sağlıklı olabilir. Ama ‘masum’ diye tabağınıza koyduğunuz domates, kan şekerinizi beklediğinizden çok daha fazla yükseltiyor olabilir.”
Muhtemelen bunun sosyal medyada dolaşan yeni bir diyet efsanesi olduğunu düşünürdünüz.
Oysa bugün bilim bize tam olarak bunu söylüyor. Düşünsenize yanınızda ‘ikiziniz’ var, yanlışı doğruyu çok iyi biliyor ve sizi sürekli doğruyu yapmaya yönlendiriyor ve bütün işi bu.
AYNI TABAK FARKLI TEPKİ
2015 yılında Prof. Eran Segal ve Prof. Eran Elinav’ın Cell dergisinde yayımlanan çalışması, beslenme biliminin ezberlerini bozdu.
Araştırmacılar 800 kişiyi sürekli glukoz sensörleri, bağırsak mikrobiyotası analizleri ve yaşam tarzı kayıtlarıyla takip etti. Yaklaşık 47 bin öğün incelendiğinde ortaya çıkan tablo oldukça çarpıcıydı. Aynı porsiyon muzu yiyen iki kişiden birinin kan şekeri.
Aslında yıllardır yaşadığımız ama açıklayamadığımız birçok durumun bilimsel cevabı buydu.
Neden aynı kahvaltıyı yapan iki kişiden biri öğlene kadar tok kalırken diğeri saat 10.00’da yeniden acıkıyor?
Neden aynı spor programını uygulayan iki kişiden biri hızla gelişirken diğeri haftalarca aynı yerde kalıyor? Çünkü mesele yalnızca ne yediğimiz değil; o besini karşılayan biyolojimizdi.
Peki bu, sadece bir laboratuvar bulgusu olarak mı kaldı? Hayır. 2020 yılında Nature Medicine’de yayımlanan çalışma, aralarında ikizlerin de bulunduğu 1102 kişiyi izledi ve çarpıcı bir şey buldu: Aynı DNA’yı paylaşan tek yumurta ikizleri bile aynı öğüne çok farklı kan şekeri ve trigliserit tepkileri veriyordu. Genetik, kan şekeri tepkisindeki farkın sadece yüzde 30’unu açıklıyordu. Geri kalanı; bağırsak mikrobiyotası, öğün bileşimi, öğün saati ve uyku. Yani ikiziniz bile sizin ikiziniz değil.
Bu çalışma kişiselleştirilmiş beslenme çağının başlangıcı oldu. Ancak beraberinde yeni bir soruyu da getirdi.