PETROL VE ENFLASYON BELİRLEYİCİ OLACAK
Gelecek aylara ilişkin birçok görüş ve beklenti dillendiriliyor olsa da temel referans noktası, ABD-İran savaşının seyrine bağlı olarak petrol fiyatları ve enflasyon olacak. Bu aşamada ‘en kötü görüldü’ anlayışının öne çıkması, olumsuzlukların önemli ölçüde fiyatlanması ve ABD seçimleri öncesi moral ihtiyacı gibi nedenlerle sonbahara ilişkin beklentilerde iyimserliğin ağır bastığı bir süreç düşününebilir. Bununla birlikte merkez bankalarının faizi sabit bırakması, savaş belirsizliği ve petrol fiyatlarının mevcut durumu nedeniyle bir süre daha piyasalardaki zayıf görünüm korunabilir.
ALTINDA TEPKİ ALIMI GÜÇ KAZANAMADI
- Son gelişmelere en az tepki veren yatırım araçlarının başında altın ve gümüş geliyor. Güvenli liman işlevi zayıfladı ve bir süreliğine dolara emanet verildi. Fiyatlama davranışları açısından ABD-İran savaşı nedeniyle algı değişimi söz konusu. Altın, son aylarda dolar ve ABD tahvil faizlerindeki değişime daha çok tepki veriyor. Değerli konumunu sürdüren dolarda ise son günlerde görülen zayıflama, altın fiyatlarında hafif tepki alımlarına neden olsa da güç kazanamadı.
- ABD tahvil faizlerinde düşüş çok sınırlı kaldı, ABD 10 yıllık tahvil faizi cuma günü yükselerek yüzde 4.74 oldu. Dolar Endeksi’nin 100 seviyesinin altında kalıcı olması, tahvil faizlerinde gevşeme ve altının onsunun 4.200 doları geçmesi, tepki alımlarının devamı konusunda daha iyimser olmayı sağlayacak. Teknik açıdan destek olarak 3.900-4.000 bandı kısa dönem için kuvvetlendi. Bu seviyenin üzerinde mevcut pozisyonların korunmasında yarar var. Pozisyon artırmak için ise 4.200 dolar seviyesinin üzerinde kalınması gerekecek.
- Kısa vadeli trade (al-sat) amaçlı işlemler öne çıkmış durumda. 3.900 dolar seviyesinin üzerinde orta ve uzun dönem ‘tut’ konumu korunabilir. Beklentilerin aksine, 3.900 seviyesinin altında kalınırsa satış baskısının devamı beklenebilir.
Gram/TL altın için ise 5.920-6.320 bandı yön ve pozisyon tayini konusunda izlenebilir.
YARIN DİKKATLER ENFLASYONDA OLACAK
Piyasalar yarın açıklanacak temmuz ayına ait verileri yakından izleyecek. TCMB’nin son toplantı metninde de vurgulandığı üzere beklentiler yüksek. Piyasa aylık bazda yüzde 1.82, yıllıkta yüzde 31.86 artış bekliyor. Haziran’da aylık yüzde 0.99, mayıs ayında yüzde 1.71 idi. Yüksek petrol fiyatlarının yansıması var ve gıdada yaz aylarındaki mevsimsellik etkisi pek hissedilmedi. TCMB’nin 10 Eylül toplantısı açısından çok belirgin bir referans olmayacağı için beklendiği gibi yüksek gelse de temmuz enflasyon verilerinin piyasalara etkileri sınırlı kalabilir. Faiz kararı için eylül enflasyonu da önemli olacak.
YABANCI ALIMLARI DEVAM EDİYOR
TCMB tarafından açıklanan 24 Temmuz ile biten haftanın verilerine göre yabancı yatırımcılar, 38 milyon dolarlık hisse senedi, 805 milyon dolarlık tahvil ve bono alımı yaptılar. Ağırlık yine tahvil ve bonoda. Hisse senetlerinde 6, tahvil ve bonoda 7 haftadır yabancı yatırımcıların alımları kesintisiz sürüyor. Devam eden yabancı girişlerine (sıcak para) rağmen borsanın baskı altında kalması dikkate değer. Bu durumu; yabancı alımlarının hisse senetlerinde miktar olarak düşük olmasına, yüksek faiz ile olumlu fiyatlamaya konu olacak beklenti ve gündem eksikliği nedeniyle yerli katılımının zayıf kalmasına bağlamak yerinde olacak. Aynı hafta TCMB brüt rezervleri 2.1 milyar dolarlık artışla 162 milyar dolar, yurtiçi yerleşiklerin döviz mevduatı ise 2.9 milyar dolarlık artışla 233 milyar dolar oldu.
BORSA DESTEK ARAYIŞINDA
Borsada tepki alım denemelerine rağmen düşüş trendi ve destek arayışı devam ediyor. İlk destekler 13.000-12.900 bandında. Trend desteği olan bu seviyelerin üzerinde tepki alımları görülebilir. İlk direnç ise 13.500’de bulunuyor. Tepki alımlarının devamı için bu seviyenin üzerinde kalınması gerekecek. Bu durumda sonraki dirençler 13.900-14.000 seviyelerinde. Endekste düşüşlere bağlı olarak tepki alımları görülebilir. Ancak direnç seviyelerinde satışla karşılaşma olasılığı yüksek.