Türk avukattan AB’ye ‘vize’ resti
AB ile Türkiye arasında yıllardır tartışılan vize ve Gümrük Birliği hukuki bir hesaplaşmanın eşiğine geldi. AB Komisyonu’na ihtar gönderen Dr. Selim Sarıibrahimoğlu, Avrupa Komisyonu Türkiye Birimi Başkanı Antoine Colombani’ye rest çekti: “İki ay içinde açık ve gerekçeli hukuki tutumunuzu açıklayın, aksi halde AB Adalet Divanı’nda dava açacağız.”
AVRUPA Birliği ile Türkiye arasındaki Schengen Vizesi ve Gümrük Birliği tartışması artık yalnızca vize tartışması olmaktan çıktı. Bu kez sorgulanan Avrupa Birliği’nin kendi hukukunu uygulayıp uygulamadığı... Avrupa Komisyonu Genişleme ve Doğu Komşuluk Genel Müdürlüğü Türkiye Birimi Başkanı Antoine Colombani, Avukat Dr. Selim Sarıibrahimoğlu’nun Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Avrupa Konseyi Başkanı António Costa ve Genişlemeden Sorumlu Komiser Marta Kos’a gönderdiği başvuruya 28 Temmuz’da yanıt verdi.
AB’DEN YANIT GELDİ
Komisyon; Türkiye’nin aday ülke statüsünü, Vize Serbestisi Yol Haritası’nda tamamlanmayan altı kriteri ve 2025’te başlatılan vize kademelendirme sistemini anlattı. Ayrıca 2026’da verilen Schengen vizelerinin yaklaşık yüzde 70’inin çok girişli olduğunu bildirdi. Ancak bu açıklama, başvurucuları tatmin etmedi. Yeni bir hukuki mücadelenin de fitilini ateşledi.
İKİNCİ MEKTUBU YAZDI
31 Temmuz’da Komisyon’a ikinci kez mektupla başvuran Avukat Dr. Selim Sarıibrahimoğlu ile stajyeri Rana Faytrouny, “Biz siyasi jest değil, hukuki cevap istiyoruz” diyerek Avrupa Komisyonu’na iki ay süre verdi. Aksi halde Avrupa Birliği’nin İşleyişi Hakkında Antlaşması’nın 265. maddesi uyarınca Avrupa Birliği Adalet Divanı’nda “eylemsizlik davası” açacaklarını bildirdiler.
HUKUKİ AÇIKLAMA YAPIN
Sarıibrahimoğlu’na göre Komisyon, hukuki sorulara cevap vermek yerine siyasi süreci anlattı. Oysa talep edilen Türkiye’nin adaylık sürecinin veya vize serbestisi müzakerelerinin anlatılması değil, Avrupa Komisyonu’nun Avrupa Birliği Antlaşması’nın 17. maddesi uyarınca “Antlaşmaların Koruyucusu” sıfatıyla Ankara Anlaşması, Katma Protokol ve Ortaklık Hukuku’ndan doğan yükümlülükleri nasıl uyguladığını hukuken açıklaması. Başvurucular, Avrupa Birliği Adalet Divanı içtihatlarının yeniden yorumlanmasını istemiyor. Komisyon’un kendi hukuki değerlendirmesini ortaya koymasını talep ediyor.
15 YILDIR YANITSIZ KALAN BAŞVURU
Dikkat çekilen başlıklardan biri de 0649/2011 sayılı Avrupa Parlamentosu’na sunulan dilekçe. Bu dilekçe, 4 Kasım 2011’de Avrupa Parlamentosu Dilekçeler Komitesi tarafından “Kabul edilebilir” bulundu. Yeni başvuruda ise Komisyon’a, bu tarihten sonra hangi işlemleri yaptığı, bunların sonuçlarını Parlamento’ya bildirip bildirmediği soruluyor. Böylece Avrupa Parlamentosu’nun Komisyon üzerindeki demokratik denetim görevi de hatırlatılıyor.