Oysa cevap bazen çok eskidedir. Çünkü çocuk için okul sadece eğitim aldığı bina değildir. Okul; arkadaşlarıdır. Aidiyet hissidir. Rutinidir. Güvende hissettiği yerdir. Kimliğinin oluştuğu alandır. Bir çocuğu okulundan koparmak bazen sadece okul değiştirmek değildir. Onun kurduğu dünyayı yerinden sökmektir. Elbette her aile aynı ekonomik güce sahip değildir. Gerçekten ödeme güçlüğü yaşayan aileler vardır ve bunu kimse yargılayamaz. Ancak benim sözünü ettiğim bambaşka bir durum.
Ödeyebildiği hâlde ödememeyi tercih edenler... Çocuğun ihtiyacını eski eşiyle hesaplaşmanın bir parçasına dönüştürenler...” O düşünsün” “O çalışsın” “O halletsin” cümlelerinin arasına sıkışan çocuklar... İnanın bana, onlar büyüyor. Ve büyüdüklerinde kimin ne yaptığını çok iyi hatırlıyorlar. Yıllar sonra anne babalar bana bazen aynı soruyu soruyor: “Çocuğum neden bana uzak?” Cevabı çoğu zaman çocuk hiç söylemiyor. Ama davranışları söylüyor. Çünkü çocuklar unutmaz. Onlar sadece konuşmayı bırakır.
Boşanma davalarında çoğu zaman kimin haklı olduğu konuşulur. Kim daha fazla fedakârlık yaptı? Kim daha çok kırıldı? Kim daha büyük haksızlığa uğradı? Belki de asıl sormamız gereken soru şudur: Bu kavganın içinde çocuk ne hissediyor? Çünkü haklı olmak her zaman doğru davranmak anlamına gelmez. Ve tam da burada yıllardır inandığım bir cümleyi paylaşmak istiyorum: Haklı olmak ile onurlu kalmak aynı şey değildir. Haklı olabilirsiniz mahkeme sizi haklı bulabilir, kanun sizin yanınızda olabilir ama çocuğunuz yıllar sonra sizi nasıl hatırlayacak? İşte bunun cevabını hiçbir mahkeme veremez. Onurlu insanlar, ayrılırken bile çocuklarının geleceğini korumayı seçer. Çünkü bilirler ki eski eş artık hayatlarının parçası olmayabilir. Ama çocukları ömür boyu onların parçası olmaya devam edecektir. İyi insanlar boşanırken çocuklarını taraf seçmeye zorlamaz, diğer ebeveyni kötülemez, okul ücretini pazarlık konusu yapmaz, harçlığı koz olarak kullanmaz, sevgisini şartlara bağlamaz. Çocuğuna “Biz eş olmayı beceremedik ama anne ve baba olmayı sürdüreceğiz” duygusunu hissettirir. İşte gerçek olgunluk budur.
Hayatta herkes ayrılabilir. Bazen ayrılmak gerçekten en doğru karardır. Fakat insanın karakterini gösteren şey nasıl evlendiği değil, nasıl ayrıldığıdır. Geride kırık bir evlilik bırakabilirsiniz ama kırık bir çocuk bırakmaya hakkınız yok. Çünkü yıllar sonra çocuklar anne ve babalarının neden boşandığını değil, boşanırken kendilerine nasıl davranıldığını hatırlar. Ve belki de bu yüzden şuna bütün kalbimle inanıyorum: İyi insan ayrılır. Kötü insan hesaplaşır. Hesaplaşmanın kazananı olmaz. Ama onurunu koruyarak ayrılan anne ve babalar, yıllar sonra çocuklarının gözlerinin içine gönül rahatlığıyla bakabilirler. İşte gerçek zafer de budur.🙄