Şehirleri şairler tanıtır
UNESCO, Kahramanmaraş’ı ‘Edebiyat Şehri’ unvanıyla hak edilmiş bir konumu ilan etti.
Bir şehri, edebiyat mirası yüceltir. Bu karardan sonra Kahramanmaraş’la ilgili yazılarımı gözden geçirdim. Tanıdıklarımın kimileri aramızdan ayrıldılar, kimilerini de kitaplarından tanıdım. Bir deyimden özellikle söz etmeliyim: Türkiye’nin edebiyat hafızası, şiirin başkenti.
Necip Fazıl Kısakürek’ten Yedi Güzel Adam’a kadar iyi şiirin ve iyi şairlerin bir arada olduğu bir yer. Bir yazar geçmişinin de hesabını verebilmelidir; kendi kendime yazılarımı okurken şu söze mırıldandım: “Ben biliyordum şimdi dünya biliyor.”
Yeniden adı geçen şairleri okudum.
O kentte yayımlanan dergileri okuyorum. Adlarını bilmeyenler için bir kez daha yazacağım:
Yitiksöz
Müşterek
Evvelahir
Şimdi o şehrin edebiyatçıları adına uluslararası sempozyumlar yapılmalı. Caddelere, şehrin önemli yerlerine adları verilmeli.
Ama etkinlikler içinde en önemlisi; o şairler adına uluslararası sempozyumların yapılması, ödüller verilmesi, adlarına yapılacak kütüphanelerin büyük önemi var.
Artık şehirler edebiyatçılara, şairlere göre tanınıyor, ziyaretçiler de oralara gidiyor.
Ben yabancı şehirlere gittiğimde sanatçıların evlerini, kütüphanelerini geziyorum. Gezi anılarımdan benden bilgi isteseniz onları söylüyorum.
UNESCO Edebiyat Şehri olayından sonra okurlarımın oranın şairlerini, edebiyatçılarını okumaların isterim.
Belediyenin ilk önemli işi UNESCO Edebiyat Şehri kararının uygulamaya yansımasını bekliyorum.
Artık Kahramanmaraş’a gidenlerin en önemli gerekçesi budur.
Gerçekten de artık uluslararası edebiyat toplantılarında Kahramanmaraş’ın da yeri de o masada.
Şimdi neler yapılacak?
Edebiyat Parkları
Yazın Evleri
Edebiyat Müzesi
Elbet buralarda kitapları bulunmalı, ziyaretçiler o kitapları okuyabilmeli.
Yazımı yazarken Âşık Mahzuni’yi dinledim.