DİNAMİK BİR SÜREÇ
Peki ondan sonra ne olacak?
Bu sürecin dinamik bir süreç olduğunun altını çiziyorum. Bu süreç yaşayan, canlı bir süreç olacak.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı’nın başkanlığında “Değerlendirme ve Koordinasyon Kurulu” kurulacak ve Meclis’te “İzleme Komisyonu” oluşturulacak. MİT Başkanı İbrahim Kalın bu iki kurula sahadaki gelişmelerle ilgili olarak düzenli olarak bildirimlerde bulunacak.
LİDER KADRO
Süreç başarılı olursa ikinci aşamaya geçilmesine karar verilecek. İkinci ya da üçüncü aşamayla birlikte Kandil’deki lider kadronun durumu da gündeme gelecek. Ben ısrarla bu kadronun Türkiye’ye getirilmesini savunanlardanım. Neden? Yarayı açık bırakmamak lazım. Yoksa onu kaşıyan çok olur. Eğer bu lider kadro dışarıda kalırsa yabancı istihbarat servisleri ya da bazı ülkeler yeniden devreye girip, bunlara yeni PKK’lar kurdurabilirler. O zaman bütün emeklerimiz boşa gider. Osmanlı döneminde isyan edenler payitahta getirilir, İstanbul’da göz önünde bulundurulurmuş. Neden? Başka devletler kanca atmasın diye.
ÖCALAN’IN MİSYONU
Yasal düzenleme Öcalan’ı kapsamıyor. Sadece iletişim imkânlarının artırılacağı söyleniyor. Buna ihtiyaç var. Öcalan bu sürecin önemli aktörlerinden biri. Bu süreçte yeni bir misyon üstlenmeli. Sadece dağda silah bırakmak yetmiyor, zihinlerde de silahların bırakılması gerekiyor. Bu aşamada Öcalan’ın rolü ortaya çıkacak. Öcalan’ın hem örgütü hem de Kürt kesimini dönüştürmesi gerekiyor. Ayrıca kendisini Türk kamuoyuna anlatmasına ihtiyaç var.
TARİH YAZILIYOR
“İnsanlar tarihi yaşarken, tarih yazdıklarının çoğu zaman farkında olmaz.”
Şimdi öyle bir dönemin içinden geçiyoruz. Bu sadece PKK’nın tasfiye edilmesi değil. Çok daha büyük bir anlam taşıyor. 1990’lı yılların kafasıyla hareket edenler bu tarihi gelişmenin farkında değil. Kürtler ve Türkler geleceklerini birlikte inşa ediyorlar. ‘Ortadoğu’nun amiral gemisi’ Türkiye’dir. Kürtler ve Türklerin yeni ittifakıyla birlikte Ortadoğu’da dengeler değişecek. Zaten Suriye devrimiyle birlikte Ortadoğu’da dengeler değişti. Bu süreç, PKK’nın tasfiyesiyle birlikte taçlandırılmış olacak.
Öcalan’ın şu tespiti çok önemli. Öcalan, “Batı hegemonyasının bölgedeki 100 yıllık taşları sökülüyor, tasfiye ediliyor” diyor.
Önemli olan tarih yazılırken, tarihin doğru yerinde durmaktır.