KİM KİMDİR NASIL BİLECEKLER
Şimdi geliyoruz o kritik soruya;
-Milli Dayanışma Yasası’nın en kritik noktası PKK ve türevlerinin silahları bıraktığının tespit edilmesiydi. İşte bu tespitleri yapabilmek için, uzun zamandır orada olmak gerekiyordu.
Yani devlet “silahları teslim ediyorlar, hadi gidip bir bakalım” demiyor.
Türk askeri ve Türk istihbaratı zaten oradaydılar ve bu harekâtlar sayesinde yerleşmişlerdi. Yıllardır kim ne yapıyor diye havadan ve en önemlisi sahadan izliyorlardı.
İşte bu nedenle şimdi silah bırakma aşaması en sağlıklı bir şekilde test edilecek. Kim hangi suç kapsamında tespit edilmiş zaten belirlenmiş. Bu bilgilere göre raporlanacak. MGK da onayı verecek. Böylece süreç ilerleyecek.
En azından iyi niyet test edilebilecek.
Sanıyorum Öcalan’ın da beklentisi bu yönde.
Buradan sonrası demokrasinin konusu.
Yani TBMM’nin konusu.
O noktada da TBMM Başkanlığı’nda Numan Kurtulmuş gibi bir isim var.
Barışı ve huzuru isteyen bir demokrasi tutkunu Kurtulmuş.
Böyle bir dönemde Prof. Dr. Kurtulmuş’un bu görevde olması önemlidir.
İki isim daha zikretmeliyim;
AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler ve Efkan Âlâ.
Güler konusuna hâkim çalışkan bir isim.
Efkan Âlâ ise genelde ön plana çıkmak istemeyen mevzuat ve devlet bilen sakin bir güçtür.
Memleket ve insan sevdalısı bir kişidir.
Arkadaşlar;
Hakkını vermek gerekirse bu harekâtları yapan dönemin Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar;
Dönemin Genelkurmay Başkanı ve şimdi Milli Savunma Bakanı olan Yaşar Güler.
MİT Başkanı İbrahim Kalın. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan.
Ve elbette Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan;
Yol gösterici ve yol açıcı rolüyle MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli.
Bu isimleri buraya yazıyorum çünkü;
Biz gazetecilerin bir görevi de tarihe not düşmektir.
O nedenle;
40 yıllık acıyı dindirip Anadolu’ya baharı getirmek için risk alan bu isimleri yazıyorum.
Bu yasa bu vatan için şehit düşenlere, gazilerimize karşı değildir.
Tam tersine, o aslanların müthiş kahramanlıkları sayesinde bugüne gelmiş bir yasadır.
Yasaya emek verenleri ve kahramanlarımızı saygıyla selamlıyorum.
VE BİR HATIRLATMA:
Lütfen gazilerimizi üzmeyin. İçimizi sızlatmayın.