Durmaksızın hızlanan dünyanın içinde, sürekli kaydırarak izlediğimiz ‘daha güzel, daha başarılı, daha kaliteli’ hayatlara bakınca hep bir şeylerin gerisinde kaldığınızı hissediyorsanız muhtemelen şu soru zihninizi kurcalıyor olmalı: ‘Acaba ben neyi eksik yapıyorum?’
Yeni bir konu değil bu: İnternetteki eğitimler, e-kitaplar, uygulamalar ve dahası... Hayatınızı nasıl daha iyi organize edebileceğinizi ve her şeye nasıl yetişebileceğinizi size de öğretmek için hazır bekliyor. Sürekli artan rekabet ve kıyas ortamı içinde insan davranışlarını optimize etmenin sayısız yöntemi var. Deneme süresi içinde kendinizi yeterince geliştirebilirseniz ne âlâ... Sonrasındaysa ‘daha yeterli birey olabilmek’ için tabii ki daha fazla ‘yatırım’ yapmanız gerekiyor.
Peki, hayatta başarılı olmanın başka yolları sahiden kalmadı mı? Singapur Teknoloji ve Tasarım Üniversitesi’nden (SUTD) güncel bir araştırmanın sonuçları aslında gözümüzün önünde duran bir gerçeği sorgulamamızı sağlıyor: Acaba problem bizden değil de henüz yeterince evrimleşememiş olmamızdan mı kaynaklı? Kendimizi korumak adına farkındalık geliştirmemiz gereken bir olguyla karşı karşıyayız aslında. Oldukça karmaşık ve sorunlu bir medeniyet geliştirmeyi başarmış canlılar olarak kendi tasarladığımız teknoloji ve sistemlere tam uyumlu olmamız gerektiğini düşünüyoruz. Üstelik düzenle harmonize olmuş, arzuladığı çoğu şeyi elde eder görünen diğer insanların varlığı, gerçeklik algımızı sisteme kaptırmaya rahat zemin hazırlıyor.