MHK'nin yeni kalkanı Anthony Taylor
Elit hakem direktörlüğü görevine gelen Taylor'ı Türkiye'de neler bekliyor?
Geçen sezon öncesi Ferhat Gündoğdu’nun temenni ve açıklamaları özetle, “Hakemlikte yeni bir sistem kuracağız; performansı ölçeceğiz, başarılı olanı yukarı çıkaracağız, hakemi güvence altına alacağız ve sezon sonunda konuşulan şey hakemler değil futbol olacak” şeklindeydi. Eh, olduğu kadarıyla işte. İdare edin. Aynı nakarat! 2026-2027 sezonu öncesi seminerde ise bu kez: “Yeni sezonda oyunun hızını artıran, futbol akışını koruyan ve oyunun marka değerini yükselten bir hakem anlayışı ortaya koyacağız. Oyunun kalitesini düşüren, süreyi boşa harcayan ve futbolun ruhuna zarar veren her davranışla oyun kuralları çerçevesinde kararlılıkla mücadele edeceğiz.” Kısacası yine aynı mesaj: “Hakemlik müessesesi olarak sadece futbolu konuşturacağız” denmiş MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu tarafından... Bu arada TFF ‘Fantezi Ligi’ için ilk adımı attı. Gerçeği ortadayken ayrıca bir fanteziye gerçekten gerek var mı? Şahit olmayı bekliyorsanız, yakında başlıyor.
‘EL’LERE MUHTAÇ BIRAKMAYAN ELiT HAKEMLER
Ferhat Gündoğdu’nun yeni icraatlarından biri, Anthony Taylor’ı ‘Elit Hakem Direktörü’ olarak göreve getirmek. Dikkatinizi çekerim: ‘Elit hakem.’ ‘El’lere muhtaç bırakmayan elit hakemlerimiz var da kamuoyu bunun farkında değil mi? Taylor; hakemliğin teknik gelişimi, eğitim programlarının sıfırdan revize edilmesi, yani bugüne kadar yapılanlar demek ki işe yaramamış ve MHK başkanı standardında! Avrupa’da bir hakemlik aurası oluşturulması amacıyla getirildi. Peki Taylor gelir gelmez, daha kramponlarındaki çimlerini temizlemeden ne dedi? “Karar alırken profesyonellik, cesaret ve adalet bizimle olmalı.” Ne yazık ki, ‘bu kavramlar bizimle olmalı’ diyorsa, bazı zatların sizinle olmaması gerekiyor demektir.
KISA SÜREDE TÜRKiYE’Yi VE FUTBOLUMUZU ÇÖZER
Ferhat Gündoğdu, güven kaybına uğrayan Portekizli ekibin ardından, sezon boyunca hakem kararları ve yeni kuralların uygulanmasına yönelik eleştiriler karşısında öne süreceği yeni ‘kalkanını’ bu kez İngiltere’de buldu. Asıl soru ise şu: Bu değişiklik, sahadaki uygulamalarda gerçek bir standart mı sağlayacak, yoksa yalnızca kamuoyundaki güven sorununu yönetmeye yönelik yeni bir vitrin mi olacak? Anthony Taylor kısa sürede Türkiye futbolunu ve hakemlik iklimini çözer. Sistemin dinamiklerine hâkim olur; kim ne yapıyor, kim neyi yönetiyor öğrenir. Sezonun yarısı bile gelmeden Ferhat Gündoğdu gönderilir. Sonrasında direktör Taylor, TFF’nin bir sonraki seçimine kadar hakem ve VAR atamaları da dahil olmak üzere hakemlik sistemine ilişkin her şeyin tek yetkilisi ve tek sorumlusu olur.
iNGiLiZ MANTIĞI TÜRKiYE’YE ENTEGRE OLUR MU?
Türk hakemliğinin eğitimi ve geleceği için önce Hollandalı, ardından sırasıyla İtalyan, İskoç, Kuzey İrlandalı, Portekizli ve nihayetinde İngiliz modeline geçiliyor. Şimdi sıra Anthony Taylor’da. Fakat burada ciddi bir soru var: İngiltere futbol hakemliğinin mental yapısının Türkiye’ye entegre edilmesi ne kadar mümkün? Daha önce buraya gelen yabancı eğitimcilerin önemli bir bölümünde benzer bir süreç yaşandı. Başlangıçta kendi sistemlerini, bakış açılarını ve futbol kültürlerini getirdiler; ancak belli bir süre sonra bu ortamın onları da ‘Türkleştirmesi’ kaçınılmaz hale geldi. Şimdi aynı akıbet Anthony Taylor’ın da başına gelir mi? Premier Lig’i takip ettiğimizde özellikle 12. Kural’ın ciddi faul, şiddetli hareket ve ceza sahası içerisindeki penaltı değerlendirmeleriyle birlikte VAR uygulamalarında belirli bir çizgide olduğunu görüyoruz. Taylor’ın bu paralelde yeni kuralların uygulanmasında ve verilecek kararlarda Türkiye’de ne kadar başarılı olacağını ise zaman gösterecek. Çünkü Türkiye’de mesele sadece kuralı bilmek değil. Mesele, kuralı aynı standartta, aynı cesaretle ve aynı kararlılıkla uygulayabilmek.