BAZEN BİR KOD, BİR GOLDEN DEĞERLİDİR
Bu değişim, futbolun ekonomik yapısını da etkileyecek gibi görünüyor. Çünkü doğru transferi yapmak, sakatlık riskini önceden öngörmek veya rakibin zaaflarını doğru analiz etmek, milyonlarca Euro’luk kazanç anlamına geliyor. Böyle bir tabloda yazılan her satır kod, bazen atılan bir golden daha değerli hâle gelebiliyor. Belki de birkaç yıl sonra bir takım şampiyon olduğunda kupayı kaldıran futbolcular alkışlanacak. Ama o kupanın görünmeyen mimarları arasında veri bilimciler, yazılım geliştiriciler ve yapay zekâ mühendisleri de olacak. Futbolun ruhu değişmiyor. Tribünlerin coşkusu, son dakikada gelen golün heyecanı, çocukların tuttuğu takımın formasını giyme hayali hep yaşayacak. Ama oyunun mutfağı artık bambaşka bir yere taşınıyor. Yeni transfer sezonunda kulüpler yalnızca yıldız futbolcuları değil, yıldız mühendisleri de takip ediyor. Görünen o ki geleceğin şampiyonluklarında sadece teknik direktörlerin imzası değil, yapay zekâ mühendislerinin kodları da bulunacak.🤗
FUTBOLUN GELECEĞİ COMO'DA YAZILIYOR
Futbol dünyası yıllardır aynı sorunun peşinde koşuyor: “Bir kulüp nasıl sürdürülebilir şekilde büyür?” Kimileri cevabı milyar Euro’luk transferlerde arıyor, kimileri dünyanın en pahalı teknik direktörlerinde, kimileri ise sonsuz yatırım gücünde... Oysa İtalya’nın kuzeyindeki küçük Como şehri bambaşka bir hikâye yazıyor. Como 1907, belki de Avrupa futbolunun yeni şablonunu hazırlıyor. Çünkü bu kulübün hedefi sadece maç kazanmak değil; futbolun nasıl yönetileceğini yeniden tanımlamak. Bugün kulüplerin büyük bölümü transfer yapıyor. Como ise sistem kuruyor.
TEKNİK DİREKTÖR DEĞİL KÜLTÜR MİMARI
Cesc Fabregas’a bakınca onu sadece kulübenin kenarında duran genç bir teknik adam olarak görmek büyük hata olur. Como yönetimi ona yalnızca takımı emanet etmedi, kulübün futbol kimliğini de teslim etti. Oyuncular tamamen teknik direktörün isteğine göre alınıyor. Scouting, veri analizi ve performans departmanları aynı oyun fikrine hizmet ediyor. Yani sezon sonunda teknik direktör değişirse bütün proje çökmüyor. Çünkü kulübün önce bir fikri var. Fabregas da bunu açıkça dile getiriyor: Amaç günü kurtarmak değil, yıllar içinde gelişecek bir kültür oluşturmak. Kulüp de bunun için ihtiyaç duyduğu tüm araçları sağlıyor.
TRANSFER ANLAYIŞLARI ÇOK FARKLI
Como’nun transfer politikası da klasik anlayışın dışında. Artık ‘büyük isim’ peşinde koşmuyorlar. Henüz zirveye ulaşmamış, gelişime açık oyuncuları belirliyor, onları doğru oyun içerisinde büyütmeyi hedefliyorlar. Bu modeli daha önce Brighton ve Brentford kulüplerinde de gördük. Şimdi aynı anlayış İtalya’da hayat buluyor. Futbolda en değerli oyuncu, en pahalı oyuncu değil; değeri doğru ortamda artan oyuncudur. Como’nun belki de en farklı tarafı burası. Kulüp kendisini sadece 90 dakikalık bir futbol takımı olarak konumlandırmıyor. Como Gölü’nün küresel marka değerini futbolun içine taşıyor. Moda, tasarım, turizm, teknoloji ve yaşam tarzı aynı hikâyenin parçaları hâline geliyor. Dünyaca ünlü markalarla yapılan iş birlikleri ve yaşam tarzı odaklı ürünler bunun somut örnekleri. Yani insanlar sadece Como maçına gitmiyor, Como deneyimini satın alıyor.🙄